Mermer; “Kalker ve dolomitik kalkerlarin ısı ve basınç altında başkalaşıma uğrayarak yeniden kristalleşmesi ile oluşan metamorfik kayaç” olarak (petrografik) tanımlanmaktadır.
Ticari anlamda ise mermer geniş bir alanı içine almaktadır. Özet olarak ; blok verebilen, kesilerek cilalanıp parlatılabilen, dayanıklı ve göze hoş görünen her türlü taş (magmatik, metamorfik, sedimenter) mermer olarak tanımlanmaktadır. Örneğin iyi cila alabilen kalkerler, tektonik breşler ve pudingler traverten ve oniksten başka granit, diabaz, lösitli siyenit ve serpantinitler gibi magmatik kayaçlar da bu nedenle mermer tanımına dahil edilmektedir.
Günümüzde mermerler ve mermer olarak kabul edilen taşlar dört ana grupta sınıflandırılırlar.
• Sedimanter tip mermerler
• Başkalaşım tipi mermerler
• Çökelme tipi mermerler
• Magmatik kökenli mermerler
1. Sedimanter Tip Mermerler
Kalkerler, kireçtaşları, tektonik breşlar ve puding bu gruba dahildirler.
Kalkerler, kimyasal çökelme veya kalkerli organik artıkların çökelmesi sonucu oluşmaktadırlar. Bileşiminde %90’ dan fazla kalsiyum karbonat (CaCO3) bulunduran kütlelere genel olarak kalker adı verilmektedir. Kalkerler bazen az miktarda magnezyum karbonat ta (MgCO3) içerebilmektedir. Kimyasal bileşiminde %10’ dan fazla MgCO3 bulunan kalkerlere dolomitik kalker adı verilmektedir. Kalkerlerin içindeki kalsiyum karbonat genellikle şekilsiz olmaktadır. Ayrıca yapılarında grafit, kil, demir, manganez ve çeşitli mineral oksitler bulunabilmektedir. Bazı cinslerinde fosillere de rastlanabilmektedir. Hakiki mermerlerde fosillere rastlamak mümkün olmamaktadır. Kalkerler bileşimindeki ikincil maddelere, dokularına, görünüşlerine ve içindeki fosillere göre isimlendirilmektedirler (Erguvanlı, 1983) .
Çapları 2 mm’ den büyük olan çakılların doğal bir çimento ile birleşmesinden oluşan taşlara konglomera denilmektedir. Konglomeralarda çakılların çapları, bileşimi, sertlikleri ve çimento maddesinin özellikleri farklı olabilmektedir. Konglomeraların mermer olarak kullanılabilmeleri için çakıl aralarının tamamen çimento malzemesi ile dolu olması ve çimentoyla çakılın yaklaşık aynı sertlikte olması gerekmektedir. Doğal bir çimento maddesi ile bağlanan bu çakıllar köşeli olursa taş breş adını almaktadır. Konglomeralarda aranan özellikler breşler için de geçerlidir (MTA, 1966).
2 Başkalaşım Tipi Mermerler
Başkalaşım tipi mermerlere hakiki mermerler denilmektedir. Hakiki mermerler; kalker ve dolomitik kalkerlerin ısı ve basınç altında başkalaşıma uğrayarak yeniden kristalleşmesiyle oluşan metamorfik kayaçlar olarak tanımlanmaktadır. Kimyasal bileşiminde büyük oranda kalsiyum karbonat, daha düşük oranda magnezyum karbonat, yatağın oluşumuna bağlı olarak silis mineralleri ve mineral oksitleri içermektedir. Kalsiyum karbonat kristallerinden oluşanlarda genellikle %95 – % 96 oranında kalsit ve değişik oranlarda silis, silikat, feldspat, demir oksit, mangan oksit, florit ve organik maddeler de bulunabilmektedir (Arıkan, 1968) .
Mermerlerin sertliği 3 Mohr civarında olup, rengi bileşiminde bulunan kalsiyum karbonattan ötürü beyazdır. Fakat yukarıda bahsedilen yabancı maddeler mermerlerin sertliğine ve rengine etki ederek çeşitlenmesine neden olmaktadır. Mermerlerin bünyelerinde genellikle damarlara rastlanmaktadır. Bu damarlar mermerlerin rengi ile uyumlu ve güzel görünümlü ise değerini artırmaktadır. (MTA, 1966)
Başkalaşım tipi mermerlerin mikroskop altında incelendiğinde, birbirlerine sıkıca kenetlenmiş kalsit kristallerinden oluştuğu gözlenmektedir. Bu kristaller oluşum sırasındaki soğuma hızı ile ters orantılı olarak çeşitli büyüklüklerde meydana gelmektedirler. Bahsedilen kristal boyutu küçük ise mermerin sertlik, sağlamlık ve parlama yeteneği artmaktadır. Kalsit kristalleri büyük boyutlu ise mermerin dayanımı azalmakta, yumuşak ve mat bir hal almaktadır
3 Çökelme Tipi Mermerler
Traverten ve oniks mermerleri bu gruba girmektedir.
Travertenler, kalsiyum karbonatlı sıcak kaynak sularının bıraktıkları çökeller olarak tanımlanmaktadır. Bu tür suların geçtiği yerlerde gözenekli, hafif taşlar meydana gelmektedir. Bu taşların çok delikli, hafif ve fazla miktarda organik madde ihtiva edenlerine kalker tüfü, az boşluk ve daha yoğun olanlarına traverten adı verilmektedir. Üretimi, işlenmesi, kesilmesi çok kolay olup, beyaz, kirli beyaz, krem, açık – koyu sarı gibi çeşitli renklerde bol olarak bulunması bu taşların yaygın olarak kullanımını sağlamaktadır (Arkan, 1968).
Kalsiyum karbonatlı kaynak sularının sıcaklığı düşükse çökelme ve kristalizasyon daha geç gerçekleşmektedir. Bu şekilde oluşan taş daha ince kristalli, kompakt ve yarı saydam olup bu taşlara oniks mermeri, albatr (alabaster) veya su mermeri adı verilmektedir (MTA, 1966).
Oniks mermerleri genellikle beyaz , sarı , yeşil renklerde olup, yarı saydam olabilmektedirler. Tek renkte olduğu gibi değişik renkler gösteren bentler, damarlar v.b hallerde de olabilirler. Oniks mermerleri kristalleri birbirine sıkı şekilde bağlı olduğundan oldukça sert olabilmektedir.
Hakiki oniks bileşimi silis olan akik (kalsedon) taşı olup, süs eşyası ve mücevher yapımında kullanılmaktadır. Oniks mermeri ise esas olarak kalsiyum karbonattan ibaret olup, yalnızca görünümü bu taşa benzediğinden bu adla anılmaktadır.
4. Magmatik Kökenli Mermerler
Derinlerde veya yeryüzüne çıkan magmanın soğuması ve kristalleşmesi ile oluşan kayaçlara, magmatik kayaçlar denmektedir. Magmatik kayaçlardan mermercilikte en yaygın olarak kullanılanlar; granit, serpantinit, diyabaz, lösitli siyenit, siyenit ve granodiyorittir (MTA, 1966).
Granitler sert olduklarından işlenmesi zor olup, yarılma h***asiyetleri yüksek olmaktadır. İyi cila kabul etmeleri, cilalarını uzun süre korumaları ve sağlamlıkları nedeniyle tercih edilen mermer cinslerinin başında gelmektedir. İşlenmesi güç olan diyabazlar ise mermer piyasasında renklerinin güzelliği, dayanıklılığı, cila alma özelliği ve cilalarını uzun süre korumaları ile aranan değerli bir taştır. Lösitli siyenit birçok özellikleriyle granite benzemektedir. Aynı kullanım alanlarına sahip olup cila alma özelliği granite göre daha iyi olmaktadır (MTA, 1966).
Serpantinitin rengi çeşitli tonlarda yeşil ve sarımsı, kırmızı, kahverengi ve siyahımsı olabilmektedir. Farklı renkler nedeniyle genellikle lekeli, alacalı bir görünüşe sahiptir. Sertliklerinin yüksek olması nedeniyle işlenmesi güç olan serpantinitlerin cila alma kapasiteleri çok yüksek olmaktadır. Sertlikleri, dayanıklı olmaları ve cilalandıktan sonra uzun süre cilalarını korumaları nedeniyle özellikle zemin kaplama, sütun ve anıt inşaatlarında tercih edilmektedirler
[ındent]
********yelmanlar marble******[/ındent]
Konu Enes YELMAN tarafından (07-06-2015 Saat 21:11 ) değiştirilmiştir.
Bu Konuyu Paylaşın !