..... / .....
Sayın ......
Maden üretimi, bir maden kaynağının görünür rezerv ( üç boyutu ve tenörü belli olan) haline getirilip, bilinmeyenleri yok denecek kadar azaltılmış, fizibilite çalışması bitirilmiş halde çalışmaya başlanmasıdır. Bu çalışmaya başlanmadan önce maden mühendisi tarafından işletme yönteminin seçimi, üretim metodu, ocak planlaması, makine ve ekipman seçimi, işletme ekonomisi, üretim modellemesi, havalandırma, nakliyat, su atımı ve tahkimat hesapları yapılarak işletme projesi yapılır. İşçi sağlığı ve iş güvenliği ile tahlisiye ( kurtarma ) planlamasını yaparak projelendirirler.
Bilindiği gibi madencilik, özellikle yeraltı madenciliği dünyanın en zor ve en riskli mesleğidir. Yaşanan iş kazaları ve ölümler de bunun bir göstergesidir.
Maden mühendisleri aldıkları eğitim gereği; maden arama, işletme, havalandırma, delme-patlatma, kazı, su atımı, tahkimat, nakliyat, cevher hazırlama, ilkyardım ve kurtarma vb. derslerini alarak mezun olurlar. Aynı zamanda genel jeoloji, kömür jeolojisi, yeraltı topoğrafyası derslerini de alırlar. Yeraltındaki zararlı gazları, tozları ve bunlara karşı alınacak önlemleri eğitim ve staj süreçlerinde öğrenirler. Başka hiçbir meslek mensubu bu eğitimi almaz. Maden kazalarını irdelerken yanlış tespitlerle yola çıkıp yanlış sonuçlara ulaşmak sorunları artırmaktan başka bir işe yaramaz. Bahsedilen eğitimleri almamış meslek disiplinlerinin maden işletmelerinde "görevlendirilmeleri" iş kazalarının artmasına neden olacaktır. Bu konuda zaten kötü durumda olan ülke karnemiz daha da bozulacak ve acı olaylar ne yazık ki artabilecektir.
Maden mühendisleri asli görevlerini yaparken diğer mühendislik disiplinleriyle de ortaklaşa çalışırlar. Bu durum tüm alanlarda geçerlidir. Örneğin: Bir maden işletmesinde işin niteliğine ve büyüklüğüne göre elektrik mühendisi, makine mühendisi, jeoloji mühendisi, jeofizik mühendisi çalışabilir. Ancak bu durumlar işin doğası gereğidir ve kanuni zorlamalarla yapılmaz. İhtiyaç varsa ilgili eleman zaten istihdam edilmektedir.
Madenlerin üretimi, aldıkları eğitim gereği maden mühendislerince yapılır. Bu konuyu farklı alanlara çekerek değerlendirmenin bir yararı bulunmamaktadır. Asansör ya da kalorifer kazanı "madenlerden yapılır" ve "kazanda kömür yakılır" diyerek bunların denetim ve kontrolunu maden mühendisleri yapar demek ne kadar doğru ise yeraltında "cevher oluşumu ile kıvrım ve kırıkları her aşamada kontrol edebilecek jeoloji mühendisinin de" zorunlu bulundurulması o kadar doğrudur. Bu konularda maden mühendisleri de aldıkları eğitim gereği yetkin olup, gerek duyulması halinde diğer meslek disiplinleri ile birlikte çalışılmaktadır. İşsizliğin yoğun olduğu sektörde iş alanı açmak için zorlama gerekçeler yerine, madencilik sektörünü geliştirecek ve istihdamı artıracak tedbirleri önermek ve yaşama geçirmek hem ülkemizin hem de tüm mühendislerin yararınadır.
Bu gerekçelerle, Maden Kanunu‘nun 31. maddesinde yapılması düşünülen değişikliklerin bu doğrultuda değerlendirilmesini arz ederim.
Adı Soyadı:
Maden Mühendisi
-------------------------------
E-POSTA
Mustafa Cumur
mustafa.cumur@tbmm.gov.tr
Bayram Ali Bayramoğlu
Afif Demirkıran
afifd@tbmm.gov.tr
Mehmet Ali Susam
mehmet.ali.susam@tbmm.gov.tr
Cemaleddin Uslu
cemaleddin.uslu@tbmm.gov.tr
[B][COLOR="DarkRed"]Maden Yüksek Mühendisi
Bu Konuyu Paylaşın !