kağıt üzerinde çözümlere değil uygulamaya geçecek çözümlere ihtiyacımız var bir maden ülkesinde yaşamamıza rağmen mesleğimizin bukadar pasif kalması hem ülkemiz hemde bizler için büyük kayıp..
TBMM Genel Kurulu'nda, görüşmeleri yarım kalan madencilik sektörünün sorunları ve yeraltı kaynaklarıyla ilgili araştırma önergelerinin görüşülmesine devam edildi.
CHP Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür, ''mermer sektörünün can çekiştiğini, binlerce insanın işsiz kaldığını'' söyledi.
MHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut, dünyadaki bor rezervinin yüzde 72'sinin Türkiye'de bulunduğunu ifade etti.
Haberin Devamını Okumak İçin Buraya Tıklayınız
kağıt üzerinde çözümlere değil uygulamaya geçecek çözümlere ihtiyacımız var bir maden ülkesinde yaşamamıza rağmen mesleğimizin bukadar pasif kalması hem ülkemiz hemde bizler için büyük kayıp..
Ülkemiz bir maden ülkesi değildir. Maden ülkesi, Kanada, Avustralya, Güney Afrika, gibi ülkelerdir. Ülkemizde madenin çeşitliliği fazla olup rezerv açısından fazla değildir. Mermer, granit gibi "madenleri" maden saymıyorum. Şimdi hemen bordan bahsedilecektir. Bor ise bir şehir efsanesidir.
mermer ve graniti maden olarak saymıyorsanız maden mühendislerinin yapması gerekende iş değildir öyle değilmi?jeologlar veya makinacılar yapsın bundan sonra mermerciliği...dünya mermer rezervinin 3 te 1 i türkiyede.kalker kireç taş ocakları kum ocakları bazalt ocakları da bu mantıkla maden sayılmaz.o zaman oradada fen-edebiyat fak.mezunları istihdam edilsin.rezerv konusunda dediklerinize katılıyorum.yanlız, elmastan başka her türlü maden çeşidine sahip bu ülkenin maden ülkesi olmasını istemeyenler utansın.şeker var irmik var helva yapan yok desek daha doğru.metalikçilerin 2. grup madenlerle sıkıntısı nedir anlamış değilim.
Konu irfansayar tarafından (25-12-2009 Saat 18:02 ) değiştirilmiştir.
bayan maden mühendisinin bu zamanda sizce bu sektörde iş bulma olasılığı nedir?
size iki şık sunayım!
1-Bir erkeğin ne ise bayanında olasılığı odur!(erkeğin çalışma koşullarındaki her işte çalışırım diyorsanız.)
2-başka sektörde işe bakın!(boşta kalmamak için yazılan her hangi bir bölüm mezunu ile aynı işi yaparsınız.)
tavsiyem ve anafikir:ne kadar kötü olursa olsun kendi işini yap!
2. grup madenlerdeki kötü işletmeciliğin faturasını metalik maden işletenlere ödettiriliyor. Mermer, garnit, bazalt gibi işletmeleri görmüşsünüzdür. Eğer madenciler öyle işletecekse bırakalım fen-edebiyatçılar veya jeologlar, makinacılar işletsin. Belki daha iyi işletirler. Kötü örnek örnek olmaz ama çoğunluğu kötü örnektir. Bunlar yüzünden ciddi, büyük işletmeler yatırım yapamaz oluyorlar. Ha bu arada eleştirim aynı zamanda bazı krom ve mangan işletmecilerini de kapsamaktadır.
Ülkemizin maden ülkesi olduğunu söylemek için henüz çok erken. Olmadığını şu an söyleyebiliriz. Çünkü maden bulunduğu zaman vardır. Ve bulunmama ihtimali bulunma ihtimalinden çok daha fazladır.
Ülkemizde yetişen maden mühendisi sayısı bütün dünyaya yeterken ve çok ciddi sıkıntılar çekerken hala maden ülkesi olduğumuz hayaliyle mi yaşayacağız?
II. Grup Madenlerin kötü işletilmesi maden olmadıkları anlamı taşımaz kanaatindeyim.Ülkemiz bir maden ülkesi değildir. Maden ülkesi, Kanada, Avustralya, Güney Afrika, gibi ülkelerdir. Ülkemizde madenin çeşitliliği fazla olup rezerv açısından fazla değildir. Mermer, granit gibi "madenleri" maden saymıyorum. Şimdi hemen bordan bahsedilecektir. Bor ise bir şehir efsanesidir.
Saygılarımla...
Mermer,granit,bor,kireçtaşı vs dünya literatüründe maden değilmidir . Maden olduğuna göre bunları şehir efsanesi olarak kabul etmenizin sebebi olarak ;rezervlerimizi dünya sıralamasında yeterli bulmadığınız için böyle dediğinizi zannediyorum.Bu rezervlerimizin hiç olmadığı sonucuna varmamızı gerektirmez. Ülkemiz kendi hammadde gereksiniminin önemli bir bölümünü karşılayabilen maden çeşitliliğine sahip nadir maden ülkelerinden biridir diyebiliriz herhalde Sinan bey. Öyle değil mi?
Konu ametist.hgm tarafından (26-12-2009 Saat 22:13 ) değiştirilmiştir.
Doğrudur, ülkemiz maden çeşitliliği açısından zengin olmasına rağmen rezervleri açısından fakirdir. MTA' nın şişirme rezerv hesaplarını dikkate alırsanız o zaman durum başka tabiiki. Şehir efsanesi ifadesini bor için kullandım.
Konu sinan_dinler tarafından (27-12-2009 Saat 09:20 ) değiştirilmiştir.
Konu ametist.hgm tarafından (27-12-2009 Saat 12:30 ) değiştirilmiştir.
Madenciliğin çok gelişmiş olduğu Kanada, Avustralya, Güney Afrika gibi ülkelerde bütün ülke çok iyi araştırılıp madenciliğe başlanmamıştır. Bu ülkeler doğal olarak maden yatakları oluştuğundan madenciliğe başlamış ve maden ülkesi olmuşlardır. Buralardaki kurumlar işe ciddi, bilimsel ve teknik baktıklarından bugün dünyada madencilik açısından söz sahibi ülkeler olmuşlardır. Bizim krom dışında ciddi bir madenimiz yoktur. Kromumuz ise tenör yönünden söz sahibidir. Eğer bir maden ülkesiysek kromu çıktığı gibi satmazdık. Çünkü bunlar bir bütündür. Aranması, işletilmesi, zenginleştirilmesi, izabesi bir bütün olarak yapılıyorsa o ülkede madencilik gelişiyor demektir. Rezervi büyük madenleri olan ve bu rezervleri işletecek sistemleri olan ülkeler maden ülkeleridir. Bizde bu saydıklarımdan hangisi ne kadar var.
İşin özü, madenlerimizin çok olduğu hayali ve bu bol madenlerimizi de yabancılar işlettirmiyorlar düşüncesidir. İnanın eğer o kadar bol madenimiz olsa yabancılar hiç durmaz hemen işletirler. Keşke olsa da yabancılar işletse. Bizde öyle büyük yatırımları finanse edecek sermaye ve sabır yoktur. Maden olsada kim işletirse işletsin, o çok önemli değil. Sermayenin küreselleştiği bir konjoktörde paranın dini, milliyeti, rengi yoktur.
Kısaca bu kadar maden mühendisi bu ülkeye çok. Avustralya gibi bir maden ülkesinde yılda 110 tane öğrenci alınırken bizde acaba niçin kaç bin tane öğrenci alınıyor? Bu nedenle mezunlar iş hayatına atıldıklarında doğal seçilim gereği büyük bir kısmı mesleğini yapamayacaktır. Başka işler yapacaktır.
Bu konu ülkemizin eğitim sisteminin bir sorunudur. O ise daha farklı bir tartışmayı beraberinde getirir.
Her şeyi devletten beklememek gerekir. Devlet herkese iş, aş vermek zorunda değildir. Devlet hukuk, eğitim, güvenlik, adalet, sağlık sistemlerini düzenleyen alt yapıyı sağlayan bir kurumdur. İnsanlar iş ve aşlarını yetenekleri, bilgileri ölçüsünde kendileri yaratırlar. Yaşadığımız hayatın sistemi bu.
Türkler tarafından incelenmemiş olması incelenmediği anlamına gelmez değil mi sinan abi ülkemizde yabancılar tarafından yapılmış demir yollarının tamamı ülkemiz madenlerini çevirecek şekilde dizayn edilmiştir....
fakat siz maden ülkesi tanımı yaparken teknik ve bilimsel organizasyon eksiliği ile arama işletme faaliyetlerinin yetersizliğini göz önünde bulunduruyor iseniz bu yanlıştır bu ülkemiz madenciliğinin gelişmediğin göstergesi olabilir ancak maden ülkesi olmadığımızı göstermez....
Osmanlı İmparatorloğu döneminde demiryolları güzergahının geçtiği bölgelerden belli bir mesafedeki tüm madenlerin arama ve işletme izni Almanlar'a verilmişti. Bağdat demiryolu böylece hayata gecirildi. Ülkemizi de incelediler çok ciddi bir rezerv göremediler. Büyük rezervlerimiz de tükendi veya tükenmek üzeredir.
Bu arada altın konusunu bu tartışmanın dışında tutuyorum. Epitermal altın yataklarında çok ciddi bir potansiyeli barındırıyoruz. Bu potansiyelin görünür hale getirilmesi gerekiyor.
Biz bir maden ülkesi değiliz dediğimde, hem rezervlerimizin büyük olmadığı ve hem de olanları da bilimsel ve teknik olarak işletemediğimizi yani ikili bir yönün olduğunu ifade etmekteyim. Tartışma "bizim madenlerimiz boldur" üzerinden yürümektedir.
Kısaca ülkemiz maden çeşitliliği açısından zengin ama rezerv açısından bir kaç istisna dışında fakirdir. Bu da bir maden ülkesi olmadığımızın göstergesidir. Maden ülkesi olmadığımızdan yapılan bilimsel araştırmalar da yetersizdir.Tüm olumsuzlarına rağmen MTA' nın ve diğer kurumların (ETİBANK-ÇİNKUR-TKİ-TTK gibi) yaptığı araştırmaları da saygıyla anmak durumundayız. Maden ülkesini anlamak istiyorsak Kanada, Avustralya, Güney Afrika gibi ülkelere bakmak yeterlidir. Onyıllardır işletilen büyük rezervler söz konusudur.
Ülkemizde Urartu'lardan beri küçük rezervlerde madencilik yapılmaktadır. Hatta Niğde/Bolkar Altın-Gümüş madeni 5000 yıl öncesi de işletilmiştir.
5000 yıl önce Kanada, Avustralya, Amerika kıtası henüz keşfedilmemişti. Keşfedildiklerinde de hemen madencilik başladı. Bununla birlikte ülkemizde 5000 yıl önce yapılan madencilik gibi madencilik o ülkelerde yaşayan insanlarca da yapılmaktaydı.
Bu ülkede uzun yıllardır madencilik yapılması, bir maden ülkesi olduğumuz anlamını çıkarmaz. Madenimizin çeşitliliği çok ama rezervi azdır. Bu nedenle çok çeşitlilik içinde madencilik yapmaktayız ama bir maden ülkesi değiliz.
Komplo teorilerine değil de bilime inanırsan ülkemizde EKONOMİK olacak petrol rezervinin olmadığını görürsün. "Yok petrol denizinin üzerinde yüzüyoruz", "yok o kötü emperyalistler var ya onlar bırakmıyorlar ki üretelim" gibi değerlendirmeler bir şehir efsanesidir.
Bak burada 2 şeyi atlamayalım:
1-Altın konusunu bu tartışmanın dışında tutuyorum. Çünkü ülkemizde Epitermal altın yataklarında çok ciddi bir POTANSİYEL vardır. Bu potansiyel benzer jeolojiye sahip ülkelerle yapılan jeoistatiksel yoruma dayanmaktadır.Bu potansiyelin görünür rezerve dönüştürülmesi gerekir.
2-Ülkemizde derin sondajlar çok yetersizdir. 1000 m altımızda ne var daha bilmiyoruz. Olmama olasılığı olma olasılığından çok daha fazla olduğundan yok sayılmaktadır. Ama mutlaka araştırılması gerekmektedir.
Sonuç olarak ne olursa olsun ülkemizde de madenciliğin bilimsel, teknik olarak yapılabilmesi için devlet her türlü yasal düzenlemeleri yaparak yeraltı kaynaklarının ekonomiye kazandırılmasını sağlamalıdır. Mevzuat ciddi yatırımcıyı kaçırtacak şekilde olmamalıdır.
Konu sinan_dinler tarafından (28-12-2009 Saat 16:31 ) değiştirilmiştir.
iyide abi herşeye şehir efsanesi diyoruz yabancı adam istermi ki bunlar yeraltı kaynaklarını kullansınlar benden alsın bana bağlı olsun ister....
bende en başta bunu belirttim zaten ülkemizde derinlik olarak araştırmalar tam yapılmamış diye burda bir sıkıntı yok ama siz illa avustralya veya güney afrika gibi olacak diyosunuz maden ülkesi olmak için.... bu kriteri kim belirliyor maden ülkesi şunlara sahip olmalıdır diye bir liste mi var ki hadi olsun daha ülkemizde geniş çaplı bir araştırma yapmadan biz maden ülkesi değiliz demek olmaz.... ha bunu teknoliji ve organizasyon olarak söylüyor iseniz sorun yok....
Bu Konuyu Paylaşın !