Toplam 6 sonuçtan 1 ile 6 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Altın Madenciliği Karşıtlarına Bir Yanıt!!

  1. #1
    Site Yöneticisi - Maden Mühendisi MiNeR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Yaş
    44
    Mesajlar
    1,196
    İndirilme
    18
    Uploads
    19

    Standart Altın Madenciliği Karşıtlarına Bir Yanıt!!

    Değerli site üyelerimiz;

    Üyesi olduğum Turkiye_Madencileri yahoo grubundan gelen bir mesaji aynen yayınlamak istedim. Bu yazı için Vedat Oygur Bey'e teşekkürler..

    Yazıyı aynen yayınlıyorum..

    **Ahmet Tukac arkadasimizin gonderdigi, madencilik karsitlarina yonelik bu metni dikkatle okumanizi ve olabildigince cevrenize yaymanizi rica ediyorum.

    Selamlar
    Vedat Oygur

    **Degerli meslektaslarim,
    JMO sozcusu olup altin madenciligi karsitligi ile bilinen bu yurdum insani hakkinda yazilan yazi hosuma gitti. Ben de aynen altina imza atarim. Son gunlerde boyle guzel yazilara imza atan arkadaslari da huzurunuzda yurekten kutluyorum. Belki bu yukselen sese ortak olmak istersiniz diye sizlerle paylasmak istedim.

    Saygilarimla,
    Ahmet Tukac

    **Sayin Tahir Ongur,
    "Emperyalist madenciligin mirasi:Balya" baslikli yazinizi dikkatlice okudum. Yazinizda Balya'yi ve burada bulunan kursun-cinko madenini tarihsel doku icerisinde aktarmissiniz. Ancak Balya'nin tarihsel gecmisini keske tarihcilere biraksaydiniz ve bir jeolog olarak sadece kursun-cinko madeninin cevreye olan etkisini ele alsaydiniz. Ama yine de yazinizi cok begendigimi belirtmek isterim.

    Balya'da bulunan kursun-cinko madeninin atiklari cevreyi son derece olumsuz etkiliyor ve bu etkiler maalesef daha uzun yillar sürecek gibi görünüyor. Maden sektorunde calisan bir muhendis olarak atiklarin goruntuleri icimi sizlatiyor. Hocam, yazinizda belirttiginiz gibi maden antik donemlerden beri isletilmektedir ve en parlak donemini de Cumhuriyet doneminde yasamistir.

    Yazinizda anlamadigim daha dogrusu okuyucuyu yalnis anlamaya iten bir iki hata var. Bu hatalari yazinizin sonunda vereceginiz mesajlara destek olmasi amaciyla bilerek yazdiginizdan da eminim. Oncelikle antik donemde(-ki Balya madeninin M.O. 500 yillarinda calistirildigi antik bulgularla ispatlanmistir) yapilan bir madenciligi bugunku teknoloji ile nasil oluyor da ayni kefeye koyuyorsunuz? Hadi ayni kefeye koydunuz diyelim, Turkiye'de ilkel kosullarda isletme faaliyetlerini surduren yuzlerce maden isletmesi varken, ve siz bu isletmelerin cogunda danisman ve/veya bilirkisi olarak gorev almisken, siz nasil oluyor da Balya'daki uretim teknolojisiyle Kisladag madenindeki teknolojiyi ayni kefeye koyarsiniz. Kisladag'daki isletme kosullarini ve uretim teknolojisini gorup bir muhendis olarak gurur duyacaginiz yerde, aba altindan sopa gosterip,
    Kisladag'in sonunun da Balya gibi olacagindan soz ediyorsunuz. Yazinizda belirtiyorsunuz, maden antik caglarda calistirilmis ve atiklarin cogu da antik donemlerden kalma. Siz de biliyorsunuz, eski kursun-cinko madenlerinde, en azindan benim de bildigim Yahyali civarindaki antik kursun-cinko madenlerinin cogunda, ya cinko bilinmedigi icin ya da cevher icerisinden 'cinko' alinamadigi icin o donemin imkanlariyla sadece kursun alinmis ve cinko pasa olarak birakilmis. Peki, bugunku teknoloji ile boyle mi yapiliyor sayin Ongur? Neden insanlari ve ozellikle de genc maden muhendislerini ve jeoloji muhendislerini yaniltiyorsunuz. Her donemin kendi icinde degerlendirilmesi gerektigine
    inaniyorum. Simdi kalkip 1800'lu 1900'lu yillarda yasamis ve bu madene izin veren zihniyeti ve madeni calistiran Fransizlari mi suclayalim. Fatih Sultan Mehmet, Istanbul'un fethinde kullandigi toplari Trakya Bolgesinde bulunan bir cok demir madeninden urettigi demir ile dokturmus ve o madenlerin atiklari hala ortada, cogunun galeri girisleri hala acik, cogu galeriden hala sular
    geliyor. Ve yine Fatih Sultan Mehmet, bu toplari Avrupa'dan getirttigi muhendislere dokturtmus. Simdi kalkip biz bolgede demir madenleri calistirilmis, atiklar kontrolsuz bir bicimde birakilmis diye Fatih Sultan Mehmet'i mi suclayalim?

    Universitede hocalarimizdan ogrendigimiz Osmanli doneminde hemen hemen tum madenlerin yabanci sirketler tarafindan bulundugu ve isletildigidir. Bunun nedenleri ayri bir konu, hani matbaanin neden onlarca yil sonra geldigi gibi.

    Yine yaziya donersek, dediginiz gibi, Balya'daki maden 1940'larda kapanmis ama atiklarin zenginlestirilmesi islemi son yillara kadar devam etmistir. Neden atiklar zenginlestirilmis, cunku teknoloji degismistir. Yani son 50 yillik yapilan calisma bile madencilik acisindan ovunulecek bir calismadir, cunku cevreye yoneliktir. Ustelik bu calisma ile milyonlarca ton atik "sizin deyiminizle pislik" temizlenmistir. Ama sizin dediginiz gibi madende 80 yilda 4 milyon ton kazi yapilmis olabilir ama kalan 1.5 milyon ton atik ozellikle 1939-1997 arasinda tum zenginlestirmelerden sonra kalan miktardir.

    Ben Balya madeninde yapilanlari savunmuyorum, duruma muhendis gozuyle bakmaya calisiyorum. Yazinizda 1901 yilindaTurkiye'de ilk elektrigi kullanan ilce bugün nasil bu duruma getrildi, bunun tek nedeni buradaki maden diyorsunuz ama unuttugunuz bir sey var. Bolgeye soz konusu termik santrali yine bu sirket kurmustur.Ayrica bu sirket Fransiz sirketi degil "Balya-Karaaydin Madenleri Osmanli Anonim Sirketi" adli Fransiz-Osmanli ortak sirketidir. Ayrica Balya'nin ekonomisinden soz edilirken "ilce topraklarinda bulunan simli kursun madeni 1940 tarihine kadar ilcenin temel ekonomik kaynagi olmustur" diye bahsedilir. Yani madenin isletme kosullarinin kotu olmasi madenin kotu oldugu anlamina gelmez hocam. Ayrica anlamadigim bir sey daha var, siz bu atiklari daha yeni mi gordunuz? Veya soyle sorayim, eger Kisladag Altin Madeni acilmasaydi siz bu atiklari gormeyecek miydiniz? Hocam, bence siz birakin Kisladag madenini elestirmeyi, Balya'da bulunan soz konusu atiklari nasil ekonomiye kazandiririz, onu arastirin, inanin calisma grubunda seve seve calisirim.

    Hocam, siyanur konusuna hic girmeyecegim. Hani yazinizin son paragraflarinda diyorsunuz ya Balya'da Usakta olacagi gibi binlerce ton siyanur kullanilmamis. Herhalde Usakta bu kadar ton siyanur kullaninca dunyanin sonu gelecek, yani ben paragraftan bunu anliyorum. Hocam, isterseniz siyanure fazla vurgu yapmayin, cunku artik siyanur ile ilgili konusmalar prim yapmiyor, artik bunlari kimse dinlemiyor. Simdi basinin ve sozde cevrecilerin modasi "Cok uluslu sirketlerin Turkiye'yi karis karis satin aldigi, siyanurlu bulutlarin memleketin uzerinde kol gezdigi, hatta bu nedenle uç ayakli civciv, cift basli buzagilarin dogdugu, vb, " gibi daha can alici soylemler gerekiyor.

    Sayin Ongur, diger bir konu ise dere sularinin asiri asitli oldugu, bunun 70 km lik alana kadar uzandigi, merak ediyorum bu mesafe icerisinde bu dereye hic tatlisu girisi olmamis mi? Ayrica, eger meslegimize ihanet etmeyeceksek, sizin de cok iyi bildiginiz gibi, sulfidli maden zuhurlarinin bulundugu alanlardan kaynaklanan sularda "jeolojik kirlik" diye tanimlanan bir tur kirlilik mevcuttur ve bu suyun pH'i ile olculur. Benim de halen calisma alanim olan Biga yarimadasinin bir cok bolgesinde derelerinin cogunun pH deðeri 2.5 - 4.5 arasindadir, yani cok asidiktir. Hatta bu sularin cogu bolgede yasayan insanlar ve hayvanlar tarafindan tuketilmektedir. O nedenle Balya bolgesindeki derelerin pH'i 2.5 diye madeni kotulemenin anlami yok, dedigim gibi gelin atiklari bertaraf etmenin yontemini bulalim. Antik cagdaki, Osmanli donemindeki, 1920-1930 Cumhuriyet Turkiye'sindeki yoneticileri ve madencileri suclamanin bize bir katkisi yok. Balya, o gunku teknoloji ile o sekilde uretildi diye, Avrupa'nin ve hatta belki de dunyanin en modern isletmesi olan Kisladag altin madeninde de ayni seyler olacak diye kimseye korku vermeye hakkiniz oldugunu sanmiyorum.

    > Sayin Ongur, bazi yerel medyadan ve basindan takip
    > ettigim kadariyla
    > oldukca rahatsiz oldugunuz su "cok uluslu sirketler"
    > cumlesine de
    > deginmek istiyorum. Merak ediyorum, "cok ulusluluk"
    > olunmasi icin kac
    > ulus lazim, iki mi, uc mu, bes mi? Sizin de ortagi
    > ve genel müdürü
    > oldugunuz Geosan A.S.'nin sitesine bir goz attim,
    > sizin is yaptiginiz
    > yada birlikte calistiginiz bu yabanci sirketler kac
    > uluslu acaba?
    >
    > Turkiye'de yatirim yapan Mission Energy , JOHNSSON
    > Wax, HAIFAWI, FMC,
    > CYPRUS MNNG., , BP, TÜPRAG, SPIE CAPAG,
    > SEPUL-DUCHENE, F'Illi
    > COSTANZO, HAZAMA-GUMÃ, Aviko-Starking , Metro Gross
    > Market,
    > FOKS-MOVENPICK, TOTAL , Totalgas, Cargill ,
    > GENERALI, COMAG,
    > EUROBETON, Eurobeton, Hyatt Otel, Legrand, Glaxo,
    > Feustel , Dan Cake,
    > ENELKA. DYWIDAG gibi Yabanci Yatirimcilar;
    >
    > Hocam Kisladag madenini yerden yere vuruyorsunuz,
    > ama yukarida is
    > yaptiginiz yabanci sirketler arasinda Kisladag
    > madeninin de sahibi
    > oldugu yabanci sirket de yer aliyor. Siz acaba isin
    > hangi asamasinda
    > yer aldiniz? Turkiye'de bulunmasini istemediginiz bu
    > yabanci sirketin
    > hangi isinde gorev aldiniz, veya bu kadar nefret
    > ediyorsaniz neden
    > gorev aldiniz?. Yoksa yukaridaki firmalari yerli
    > sermaye satin aldi da
    > haberimiz mi yok?

    Hocam gelelim yazinizin son paragrafina, muhtesem bir kiyaslama, muhendislikle alakasi olmayan duz-mantik cikarimi.Unutmus olabilirsiniz diye paragrafi aynen aktariyorum "O zamandan, ulkenin tek bir yerinde calismis olan tek bir Fransiz sirketinin pisligi miras kalmis bugune. Simdi ise, Kanadali, ABD'li, Alman, Ingiliz kokenli onlarca sirket yuze yakin yerde isletme hazirligi yapiyor.
    Olacaklara hazir misiniz?"

    Biraz endise, biraz korku, biraz suphe ve biraz da gozdagi vermek icin ozenerek yazilmis bir paragraf. Hocam, keske bahsettiginiz Kanadali, ABD'li, Alman, Ingiliz kokenli onlarca sirket yuze yakin yerde maden isletmesini devreye alsa da Turkiye Norvec'e 100 bin isci gondermek zorunda kalmasa. Bilmiyorum, 2 milyon 350 bin issiz insanimizin oldugu Turkiye'de ciddi sekilde istihdama ihtiyacimiz oldugunu, bunun da ancak ve ancak yabancý ya da yerli yatirimlarla mumkun olabilecegini biliyor musunuz?

    Saygilarimla,
    Hasan Huseyin Sarioglu
    Jeoloji Muhendisi
    Sosyal Medyada Lütfen Bizi Takip Edin !!!
    Youtube Kanalımız (İngilizce) : https://www.youtube.com/user/madenforum/
    Youtube kanalımız (Türkçe) : https://www.youtube.com/channel/UCAt...EbGn5AoITEYhw/
    Facebook Hesabımız : www.facebook.com/madenrehberi/
    Twitter Hesabımız : www.twitter.com/madenciyim/

  2. #2
    bercan cevheroglu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    ERZURUM
    Mesajlar
    6
    İndirilme
    0
    Uploads
    0

    Standart

    hakkaten çok güzel ve doğru bir yazı tebrik ederim dar zihniyetten artık kurtulmak lazım milletimizin yararı için paylaşımın için tşk

  3. #3
    ahmet yıldız - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    95
    İndirilme
    0
    Uploads
    0

    Standart

    "Bu ülkede şerefli insanlarda şerefsizler kadar cesur olmalılar." İsmet İnönü'nün çok sevdiğim bir sözüdür.

    Görünüşte çevreci ve doğa sever olan bu satılmış insanlar var güçleri ile bu ülkenin yeraltı kaynaklarının değerlendirilmesini önlemek için her türlü iftira kampanyasını düzenliyorlar. Ya bizler ülkesini çok seven insanlar ne yapıyoruz? Niye tepki vermiyoruz? Üst paragraftaki söz çerçeve yaptırılıp işyerlerine asılmalı..

  4. #4

    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    AFYONKARAHİSAR-KOCAELİ-İSTANBUL
    Mesajlar
    12
    İndirilme
    0
    Uploads
    0

    Standart

    Jeoloji Mühendisi olarak bu oda temsilcilerinin ne yaptıgını, ne yapmak istediklerini anlayamıyorum. Amaç üzüm yemek mi yoksa bagcıyı dövmek mi, üyelerinin çıkarlarını koruyarak, bir takım varlıklılarımız yerlatı zengınlıklerımızı ekonomıye kazandırmak mı? Beni temsil eden bir oda nasıl olurda üyeyelern dusuncelerıne uymayan görüs bildirirler. O zaman bırakalım işimizi yapmayalalım. Zengin topraklar uzerinde miskin miskin oturan fakir ülke olalalım. Ne garip bir celıskı ?

  5. #5

    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Yaş
    63
    Mesajlar
    362
    İndirilme
    0
    Uploads
    0

    Standart

    Maden Mühendisleri Odası' nca 20-21 Şubat 2009 tarihinde yapılan "Altın Politikaları Sempozyumu" ; maden mühendisliği ve madencilik yönünden sorunların tartışılmadığı altın madenciliği üzerinden siyasi sorunların/taleplerin ifade edildiği sempozyum oldu. Sempozyuma katılımcı olan maden mühendisleriyle birlikte, mimar, avukat, matematik öğretmeni, siyasal bilimci, yerel aktivist gibi unsurların siyasi düşüncelerini/dünya görüşlerini ifade etmesinin maden mühendisliğiyle, altın poltikilarıyla ne ilgisinin olduğu tartışılmalıdır. Altın üreticilerinin, altın borsası yetkililerinin, kuyumcular derneğinin, hazinenin doğru bir kararla gelmediği (özetle "altın üretiminin teknik konularının tartışılacağı yerine siyasetin tartışılacağı" gerekçesiyle katılmamışlardır) sempozyum "körler sağırlar birbirini ağırlar" misali gelişti. Bu nedenle tek ayaklı masa misali bir sempozyum olmasından, maden mühendisleri oda yönetimi sektöre karşı skandal yaratmıştır. Hele hele "altın madenciliğini yasaklayıcı taleplerin sektöre büyük zarar vereceği ve hatta sektörü öldüreceği" tepkisine, sempozyum katılımcısı sn.Kaya Güvenç tarafından verilen "sektörün ölmesi beni ilgilendirmez" (inşallah dili sürçmüştür veya ben yanlış anladım diye yorumlamak istiyorum) yaklaşımına oda yönetiminin sessiz kalması da ayrı bir skandaldır.
    Bu konuda daha detaylı bir değerlendirmeyi önümüzdeki günlerde burada yayınlayacağım.
    Her ne olursa olsun bilimsel ve teknik madencilik yasal koşullarda yaşamalıdır ve yaşatılmalıdır. Çünkü bilimsel ve teknik olarak yapılan madencilik endüstriyel gelişmenin motorudur. Bununla birlikte sektörün gelişmesi biz yer bilimcilerinin (jeoloji mühendisi, jeofizik mühendisi, maden mühendisi, cevher zenginleştirme mühendisi) ve diğer mühendislik disiplinlerinin de çalışacağı alanı genişletmesi yönünden de ayrıca önemlidir.
    Sinan DİNLER
    Mad. Müh.
    sinan.dinler@gmail.com

  6. #6

    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    İZMİR
    Yaş
    46
    Mesajlar
    8
    İndirilme
    0
    Uploads
    0

    Standart

    skandal sempozyumda mad.müh.odası pasif davranışlarıyla tepki toplamıştır.sadece "sempozyumu ben düzenledim alın size aktivite "demeleri yeter onlar için.üyelerede başta bir duyuru sonda bir görüş yazısı. ohh herşey süt liman.ormancılara cevrecilere jeologlara kaptırın bakalım sektörleri.kromdan mermerden başka bişey çıkaramıyalım.sadece taş ocakçılığı yapalım.roket yapıp uzaya göndermeyelim.biz burada otlayalım ya...krize eşitsizliğe işsizliğe karşı yapılan mitingleri kadar bir savunma yok sektörler elimizden gidiyor.buda bir işsizliktir.içi boşaldı temsilcilerin.sektörün ölmesi beni ilgilendirmez demek nedemek ya...seni daha çok severler şimdi kaya güvenç..

Benzer Konular

  1. Niğde Ulukışla'da Özel Bir Altın Madeninde Göçük, 1 İşçi Öldü!!!
    Konuyu Açan: helbir, Forum: 2013 Yılı İş Kazaları.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 20-06-2013, 09:59
  2. Unakıtan'dan Değerli Taşlarda Ötv'nin Kaldırılması Taleplerine Olumsuz Yanıt
    Konuyu Açan: MiNeR, Forum: Güncel Maden Haberleri / Tüm Haberler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 27-11-2008, 13:00
  3. Zeki Veri Madenciliği;Ham Veriden Altın Bilgiye Ulaşma Yöntemleri
    Konuyu Açan: flowles, Forum: Dersler - Ders Notları - Lessons and Notes.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 24-10-2008, 02:42
  4. Altın'ın Tarihçesi - Altın Üretimi - Altın'ın Hikayesi
    Konuyu Açan: MiNeR, Forum: Madencilik Tarihi.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 02-07-2008, 16:29
  5. MTA'dan İddialara Yanıt Geldi
    Konuyu Açan: Esra Keleş, Forum: Güncel Maden Haberleri / Tüm Haberler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 10-03-2008, 08:41

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
dolomit taşı
Single Sign On provided by vBSSO