Toplam 3 sonuçtan 1 ile 3 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Altın Politikaları Sempozyumu Kritiği

  1. #1

    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Yaş
    63
    Mesajlar
    362
    İndirilme
    0
    Uploads
    0

    Standart Altın Politikaları Sempozyumu Kritiği

    ALTIN POLİTİKALARI SEMPOZYUMU KRİTİĞİ
    20-21 Şubat 2009 tarihinde Ankara Milli Kütüphane’ de yapılan Altın Politikaları Sempozyumu, konuyla direkt ilgili olan önemli bir kesimin (Merkez Bankası, Altın Borsası, İstanbul Kuyumcular Odası, Hazine Müsteşarlığı, Gümrük Müsteşarlığı, Maden İşleri Genel Müdürlüğü, Maden İşçileri Sendikası, Odalar ve Borsalar Birliği, Altın Madencileri Derneği) haklı gerekçelerle katılmaması, katılımcıların da mimar, avukat, makine mühendisi, matematik öğretmeni, siyaset bilimci, yerel yurttaş olması sonucu mesleki bir odanın düzenlediği teknik, hukuksal, akademik sorunlarının tartışılacağı konuşulacağı ve gerçekten altın madenciliğinin önünü açıcı bir sempozyum olmayarak birkaç ayağı eksik kalan bir sempozyum olmuştur.
    Tartışılan konular daha çok bir siyasal partinin (ÖDP, EMEP, TKP gibi) parti politikasının belirlendiği bir sempozyumun konularıdır. Maden Mühendisleri Odası bir siyasal hareket, bir siyasal parti olmadığı için dünya sosyalizmin sorunlarının tartışılması bu panelin tartışma konularından olmamalıydı. Bu konuları oda yöneticileri ve oda üst birliği yöneticileri kendi bireysel kimlikleriyle başka platformlarda tartışabilirler. Bu konunun bu sempozyumda tartışılması maden sektöründe ileride sıkıntılar yaşatma potansiyeli olabilir. Bu durumda sektördeki tüm unsurlar gibi maden mühendisleri odası da yara alır.
    Sempozyumda ve panelde ifade edilen ve birçoğu yanlış ve bilim dışı olan ve oda yönetiminin tepki vermesinin beklendiği hususlar özetle aşağıdaki gibidir:
    - “Her madencilik faaliyeti ekosistemi bozacaktır, bölgede bulunan flora ve fauna etkilenip yok olacaktır iddiası” ifade edilmiştir. Bunu destekleyici hiç bir bilimsel veri kullanılmamıştır. “Kozak yaylasında madencilik yapılacak alan ile bölgenin tamamı etkilenecektir ve yok olacaktır” değerlendirmesi yapılmıştır. Halbuki madencilik çok dar bir alanda yapılmaktadır.
    - Çok sık tekrarlanan “siyanürle altın arama yapılmaktadır” iddiası tekrarlanmıştır.
    - Dore altının ihracatı konusunda belgelere dayanmayan “altın kaçakçılığı yapılmaktadır” suçlaması yapılmıştır.
    - Kuzuların ölümünün siyanürle ilgili olmadığının mahkeme kararıyla belgelenmiş olmasına rağmen hala siyanür gazıyla ilişkilendirilmeye çalışılması manidardır..
    - Madencilik faaliyetleri izin yönetmeliğe göre verilen arama ruhsatlarıyla “Anıtkabir’ de bile maden işletmeciliği yapılacaktır” iddiası yapılmıştır. Arama ruhsatlarıyla, işletme ruhsatı ve işletme izni birbirine karıştırılarak bilgi kirliliği yaratılmıştır.
    - “Kaz dağlarında verilen arama ruhsatlarıyla maden işletmeciliği yapılarak bölge talan edilmektedir” iddia edilmektedir. Halbuki Kaz dağları mili parkında hiçbir madencilik faaliyeti bulunmamaktadır. Konu genişletilerek “Biga Yarımadası” Kaz Dağları’yla ilişkilendirilerek Biga Yarımadası’ndaki altın madenciliği faaliyetlerine de karşı çıkılmıştır.
    - “Altın üreticisi şirketler rezervleri konusunda çelişkili bilgi açıklayarak hissedarlarını ve borsayı yanıltmaktadır” gibi çok ciddi ve ağır ithamlarda bulunulmuştur.
    - “Üretimde kullanılacak siyanür doğaya deşarj edilecektir” iddia edilerek sistemin deşarj yapmadığı ve kapalı devre çalıştığından (siyanürlü çözeltinin devirdaim yaptığı) habersiz olduklarını göstermişlerdir.
    - “Madenciler sadece vergi olarak devlet hakkını ödemektedirler ve bu oranda %1-2 dir” iddia edilmiştir. Halbuki maden şirketleri diğer tüm şirketler gibi, gelir, kurumlar, stopaj gibi vergileri ödemekle birlikte fazladan da devler hakkı ödemektedirler.
    - “Çevresel Etki Değerlendirme Raporu veren ve hazırlayan kurumların bu raporları gayri ciddi olarak verdikleri, hazırladıkları” iddia edilmiştir. Bu iddia Çevre Mühendisleri Odası üyelerini, Orman Mühendisleri Odası üyelerini, Jeoloji Mühendisleri Odası üyelerini ve ilgili bakanlık mensuplarını töhmet altında bırakmaktadır.
    - “Altın üreticileri çok fazla kar ediyorlar bu fazladan (%20 den fazlasının) karın artık rant olduğu” iddia edilmiştir. Fiyatların yükselmesi sanki şirketlerin suçuymuş gibi…
    - Madencilik sosyalist bir iktidar tarafından yapılmalıdır.
    - “Marmara Denizi’ ni madenciler kirletmedi ama buradaki kirlenme kalkınma için kabul edilebilir” ifadesi kullanılarak aslında sorunun çevre değil altın üretimi olduğunu zımmen kabul etmişlerdir.
    - “Altın üreticileri doğaya milyarlarca ton kimyasal atık bırakmaktadırlar” iddia edilerek yanlış bilgi sunulmuştur.
    Yukarıda ifade edilen görüşlere oda yönetimi tarafından tepki verilmemesi sonucu “bakın bu tür görüşlerin burada ifade edilmesi sonucunda sektörün ölümünün önünü açıyorsunuz, sektörü öldürüyorsunuz” tepkisine Kaya Güvenç tarafından “sektörün ölmesinden bana ne” (inşallah dili sürçmüştür veya ben yanlış anladım diye düşünmek istiyorum) cevabı panelin kapanış skandalı olmuştur. Bu ve bunun gibi bir yanlış ifadelere oda yönetimi tarafından tepki verilmesi beklenmiştir.
    Sinan DİNLER
    Mad. Müh.
    sinan.dinler@gmail.com

  2. #2
    ahmet yıldız - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    95
    İndirilme
    0
    Uploads
    0

    Standart "maden mühendisleri odası" yani "bizim odamız"!?

    Maden mühendisleri odası bizim sesimiz olmalıydı,

    Sinan Bey sempozyum ile ilgili yapılan kritikte acınacak halimizi gözler önüne sermişsiniz. Bizleri bilgilendirdiğiniz ve hislerimize tercüman olduğunuz için teşekkür ediyorum.

    Bazen sözün sükut ettiğide oluyor, konuşmak yazmak çözüm olmuyor. Onun için oda yönetimini değiştirmek için yaptığı işin doğru olduğuna inanan insanların bir araya gelip güçlerini birleştirmelerinden başka çıkar yol gözükmüyor. Demokratik tepki her mühendis arkadaşımın oyunu kullanmasıyla olacak. Başka türlü ne sesimiz duyuluyor nede haklı davamızı anlatabiliyoruz. Birlik olup yönetime talip olmak kesin çözüm olaracaktır. Ve ben bu platformun çok iş yapacağına inanıyorum.

    Saygılarımla

  3. #3

    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Yaş
    63
    Mesajlar
    362
    İndirilme
    0
    Uploads
    0

    Standart

    Maden Mühendisleri Odası bugün yaptığı sonuç açıklamasında oldukça doğru tespitler yanında yanlış tespitlerde yapmıştır. Yani odamızın kafası karışmıştır. Hassasiyetim, medenciliğin; ülkemizde sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde bilimsel, teknik kriterlerle çevreye, insana dost, uyumlu olarak yapılması yönündedir. İnanıyorum ki odamızın da hassasiyeti bu yöndedir.
    "Kamu eliyle kamu yararına yapılması" artık savunulması gereken bir değer olma özelliğini yitirmiştir. Bunun yerine yukarıda yazdığım kriterlere göre özel sektör tarafından yapılmasıdır. Özel sektörün yerlisi, yabancısı, yeşili, kırmızısı olmaz. Burada güçlü mali, teknik ve idari yapıya sahip özel sektörce yapılması ülke ve insanlık lehine olacaktır.
    Sinan DİNLER
    Mad. Müh.
    sinan.dinler@gmail.com

Benzer Konular

  1. Madencilik Sektörü ve Politikaları Raporu
    Konuyu Açan: helbir, Forum: Güncel Maden Haberleri / Tüm Haberler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 18-03-2011, 08:32
  2. Altın Politikaları Semineri
    Konuyu Açan: sinan_dinler, Forum: Tartışma - Fikir Alış Verişi - Discussion.
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj : 24-02-2009, 15:52
  3. 4. Sondaj Sempozyumu
    Konuyu Açan: Dkarakus, Forum: Etkinlikler - Fuarlar - Activities Exhibitions.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 10-08-2008, 23:04
  4. Altın'ın Tarihçesi - Altın Üretimi - Altın'ın Hikayesi
    Konuyu Açan: MiNeR, Forum: Madencilik Tarihi.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 02-07-2008, 16:29
  5. ATA TV - Reel Ekonomide Gündem / Madencilik Politikaları
    Konuyu Açan: MiNeR, Forum: Güncel Maden Haberleri / Tüm Haberler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 14-05-2008, 13:48

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
dolomit taşı
Single Sign On provided by vBSSO