SÜLFÜRLÜ MADENLERİN SORUNU ASİT MADEN DRENAJI VE ÇÖZÜMÜ
MEHMET KARADENİZ
Çağdaş bir yaşam için madencilik faaliyetleri kaçınılmaz bir gerekliliktir. Madenlerin diğer kaynaklardan farkı; faydalı element içeren minerallerin, arz kabuğunun belirli yerlerinde bulunması ile sınırlı ve yenilenemez olmalarıdır.
Madencilik faaliyetlerinde; insan ile doğa arasında denge kurarak doğal kaynakları planlı şekilde tüketmek, gelecek nesillerin ihtiyaçlarının karşılanmasına ve kalkınmasına imkân verecek şekilde bugünün ve geleceğin yaşamının programlanması önemlidir.
Günümüzde aranan en önemli faktörlerden biri de; ürünün nitelik standardı ile birlikte ham maddesinin sağlanmasından, üretimine ve tüketiminin son aşamasına kadar "çevre" ye zarar vermemesidir.
Çevre konuları içinde, özellikle su ve toprak kaynaklarının ağır metallerce ve toksik elementlerce kirletilmesi ile asit kaya drenajı (AKD) öne çıkmaktadır. Bu tip kirlenmeler, atık depoları ve atmosfer etkisine açılmış galeri-ocak şevlerinden itibaren oluşan sızıntılarla olabileceği gibi, atık depoları için yapılan kaya/toprak dolgu barajlarının çökmesi sonucunda ortaya çıkan büyük ölçeklerde ağır metal kirlenmelerine neden olabilmektedir.
Madenciliğin çevreyle ilişkilerinin yönetilmesinde; atıkların cins ve miktarlarının belirlenmesi, atıklardaki kirleticilerin uzun dönemdeki davranışlarının kestirilmesi, kontrol ve arıtma sistemlerini de öngören projelerin geliştirilmiş olması sorunların çözümünü kolaylaştıracaktır.
Madencilikten elde edilecek ekonomik yarar; fayda-maliyet analizlerinde, doğuracağı çevre sorunlarının giderilmesini de (yatırım-işletim) öngören bir bütün olarak ele alınmalıdır. Bu noktada önemli olan; şimdiki kuşakların ihtiyaçlarını karşılarken gelecek kuşakların büyük maliyetler ödemesinin önüne geçilmesi için sorumlulukların bilincinde olunması gerekliliğidir.
Burada mühendise düşen görev, potansiyel olarak zarar verecek yapı-oluşum ve faaliyetleri saptamak, karar veren ve plân yapan yetkililere bu bilgileri aktarmak, zararları en aza indirmek için seçenekler üretmektir.
Sonuç olarak çevreye verilebilecek zararlar, yatırım ve işletme aşamasında koruyucu önlemlerle kontrol altına alınmalı, doğaya yeniden kazandırma uygulanmalarıyla maden zenginliklerinden kamu adına yararlanmanın en uygun yolları bulunmalıdır.
Not: Kitap Maden Mühendisleri Odasından temin edilebilir.
Site Yöneticisi
Bu Konuyu Paylaşın !