OCAK sonu bu köþede ’Ýkinci Öz’ baþlýklý bir yazý yazmýþtým. ’Ergenekon sorgulamasý’nýn baþýna Zekeriya Öz getirilince soyadlarýnýn ayný olmasýndan yola çýkarak, 30 yýl önce benzer bir davayla Doðan Öz’ün uðraþtýðýný hatýrlatmýþtým.
’Þiddet eylemlerini kýþkýrtan bir örgütün devlet aygýtýný kendi amacýna uygun bir þekilde dönüþtürmeye çalýþtýðýný’ söyleyen bu aydýn savcý, Kontrgerilla’yý keþfettikten 2 ay sonra öldürülmüþtü. 30 yýl kaybeden Türkiye’nin önünde yeni bir þans vardý þimdi...
Beni hedef göstermiþsiniz
Yazým yayýmlandýktan 1 ay kadar sonra savcýlýða davet edildim. 26 Þubat’ta Beþiktaþ’taki cumhuriyet savcýlýðýna ifade vermeye gittim. Tanýþtýðýmýzda Savcý Öz, oturduðu koltukta dosya okuyordu. Dosyanýn içinde ’Ýkinci Öz’ yazým olduðunu fark ettim. Memnuniyetsiz bir yüz ifadesiyle doðrudan lafa girdi:
’Beni hedef göstermiþsiniz’ dedi. ’Tersine’ dedim, ’...geçmiþteki deneyimler ýþýðýnda ve bu davanýn selameti açýsýndan iyi korunmanýz gerektiðini düþünüyorum. Bunun Türkiye için bir umut olabileceðini yazdým.’ Yazýnýn niyeti konusunda ayný görüþte deðildi. Dýþiþleri Bakaný’nýn ’Bu davaya dikkat’ demecinden sonra Ergenekon savcýlýðýna atandýðý yolundaki (daha sonra düzelttiðim) satýrlarýmý da iddiasýna kanýt olarak gösteriyordu. Ama ilginçtir, oraya bu konu için davet edilmediðimi söyledi. Asýl davet gerekçesi, bugün soruþturduðu çetenin adýný taþýyan bir kitaba 10 yýl önce imza atmýþ olmamdý. Celal Kazdaðlý ile birlikte yaptýðýmýz ’Ergenekon’ araþtýrmasýyla ilgili bilgi almak istiyordu. ’Ne biliyorsak, hepsini kitapta yazdýðýmýzý’ söyledim. Orada yazýlý olanlarý kýsaca özetledim.
Mahrem bilgileri o gün dinledim
Laf açýldýkça, bir savcý ile bir avukatýn da tanýklýk ettiði bizim ’ifade’, ’derin’ bir sohbete dönüþtü. Ben az konuþtum. 2.5 saat süren bu sohbetin yaklaþýk 2 saatinde Savcý Öz, Ergenekon soruþturmasýnýn ayrýntýlarýný anlattý. O gün için 125 klasörü bulmuþ bu davanýn en hummalý safhasýnda bana 2.5 saatini ayýrabilmesine þaþarak ve gözümü 2.5 saat boyunca sürekli çektiði tespihinden ayýramayarak anlattýklarýný dinledim. Veli Küçük’ün gözaltýna alýnmasýndan Emniyet’in tavrýna, ’AKP içine yerleþtirilen casus’tan yabancý istihbarat örgütlerinin ajaný olarak fiþlenen gazetecilere, bayrak mitinglerinin ardýndaki isimlerden Danýþtay saldýrýsýnýn tahkikatýna, Sabancý cinayetinden Dink suikastýna, örgütün TV kanalý açma ve kimyasal silah üretme projesinden, mafya içindeki baðlantýlarýna, üs haline getirilmiþ kiliseden, ’iddianame açýklanýnca kopacak kýyamet’e kadar uzandý sohbet... Savcý Öz’ün anlattýklarý sayesinde 6 ay sonra ancak bugün ortaya çýkacak bazý mahrem bilgilere, o gün sahip olma þansýna kavuþtum. Bir gazeteci için ne büyük fýrsat... Ama orada gazeteci mi, zanlý mý olduðumun henüz ayýrdýna varamamýþtým.
2 kitabý birbirine karýþtýrmýþ
Nitekim sohbetin bir yerinde ’tanýk’lýktan ’zanlý’lýða doðru evrildiðimi hissettim. Savcý Öz, tutuklulardan birinin ’O kitabý Can Dündar’a, Veli Küçük yazdýrtmýþ’ dediðini söyledi. Hayret dolu bir gülümsemeyle ’Neden yazdýrtmýþ bana?’ diye sorabildim. ’Örgütü olduðundan küçük göstermek için...’ dedi. Vay canýna! ’Amaç buysa nasýl oluyor da bu kitapta dönemin Baþbakan’ýn ’kirli iþler’ için kurduðu bir özel bürodan, örgütün ordu ve Emniyet içindeki baðlantýlarýndan, Ýçiþleri Bakaný’na uzanan kollarýndan, Cumhurbaþkaný’ný teslim alan derin iliþkiler aðýndan söz edilebiliyor?’ diye sordum. ’Biz de o iddiayý ciddiye almadýk zaten’ dedi, ama suçlama devam etti: ’Burada tutuklu bulunanlardan birkaçýyla da kitap için röportaj yapmýþsýnýz.’ ’Kimmiþ onlar?’ dedim. Hatýrlayamadý. Kitapta röportaj yaptýðýmýz isimleri saydým, ’Yok, onlar deðil’ dedi. Sonra ’Belki Hulki Cevizoðlu’nun kitabýydý’ diye düzeltti. Yanlýþ hatýrlanan bir kitaptan dolayý suçlanmaktan kýl payý kurtuldum böylece... Herhalde yorgun olduðundandý.
Soruþturma bütün hayatýný deðiþtirdi
Günlerdir dosya okumaktan bitap düþmüþtü. Koca soruþturmayý 3 savcý götürüyorlardý. Baþka bir hayatý kalmamýþtý. Bu arada annesinin kalp rahatsýzlýðýna çok üzülmüþtü. Ayrýlýrken kolaylýklar diledim. Bir ay sonra soruþturmadan aklandýðýmý öðrendim. Savcýlýktan çýkarkenki fikrim, girerkenki tahminimden bir hayli farklýydý." Can DÜNDAR (Hürriyet)



Alýntý ile Cevapla
Bu Konuyu Paylaþýn !