Toplam 2 sonuçtan 1 ile 2 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Siyanür üzerine...

  1. #1
    Site Yöneticisi - Maden Mühendisi MiNeR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Yaş
    44
    Mesajlar
    1,196
    İndirilme
    18
    Uploads
    19

    Siyanür üzerine...

    (Daha once baska bir yerde yazilmistir. )

    Almanya’dan izlenimler – 1

    Mevcutta dogaya yeniden kazandirma konusunda “staj” icin bulundugum
    Almanya’da gorduklerimden en ilginc buldugum konuyu sizinle paylasmak
    istiyorum.

    Aralik ayinin ilk haftasinda, ilgili buyuk madencilik sirketinin
    “rekultivasyon” biriminin siradan gezilerinden birine katildim. Yetkili
    (biyolog) kendi teftisini yaparken bir yandan da firsat buldukca bana
    bir seyler gosteriyor, bir seyler acikliyordu.

    Gezinin ortasina dogru yolumuz, yapay goller bolgesine dustu. Bu goller;
    ocaklar kapatildikca, yerel halkin da beklentileri dogrultusunda kimi
    zaman yaban hayatinin yerlesmesini tesvik etmek amaciyla, kimi zaman da
    insanlarin eglence, balikcilik, vb. amacli kullanimlari icin
    tasarlanmis.

    Bu gollerden birine dogru yol alirken sirket yetkilisi, siyanur golune
    dogru gittigimizi soyledi. “Siyanur golu” tabirinin surc-u lisan
    olabileceginden suphelenerek cok tepki vermek istemedim ama
    tepkisizligimden donup bana bakan yetkili, “Evet, dogru duydun, siyanur
    golu” dedi.

    Linyit ocaklarinin dogaya yeniden kazandirilmis alanlarinda siyanurun
    isi ne?

    Olayin tarihcesi kesin olarak bilinmemekle birlikte tahminler o yonde
    ki, 1950’li yillarda yakindaki bir altin isleme tesisi (fabrikasi?)
    omrunun sonuna gelince demonte edilirken yikim malzemesi, kapatilan
    ocakta depolanmistir. Buraya kadar her sey guzel, kabul edilebilir. Asil
    bilinmeyen ise, isletmede kullanilan artik siyanurun akibeti. (Sozde
    cevrecilere not duseyim: evet, siyanur altin islemenin ileri
    asamalarinda, mesela kuyumculukta da kullanilmaktadir. Mesela Istanbul,
    mesela lavabo, mesela sehir sebekesi.) Gunumuzde gerek mevzuatla,
    gerekse yonetim standartlariyla sirketler dokumantasyon yapar,
    isletmelerini kapatirken bu gibi kimyasal maddelerini veya tehlikeli
    malzemelerini, bertaraf icin lisansli isletmelere devreder. 1950’li
    yillarda bu bilinc ne gezer? (Turkiye’nin sozde cevrecilerinde de hic
    gezmedigi icin sayelerinde magarada yasayip at binmedigimiz kalacak
    yakinda.) Muhtemelen varil varil siyanur de insaat yikim malzemelerinin
    arasinda yeraltinda depolamaya gonderilmistir – tahminler bu yonde yani.

    Bu bilgi mevcut olmadigi icin, ilgili sirket uc-bes yil oncesine kadar
    boyle bir konudan haberdar degildir. Tesisin atiklari, ustu
    kapatildiginda tarim arazisi olarak halkin kullanimina sunulacak alanda,
    kot olarak goller bolgesinden yukarida depolanmistir. Siyanurlu gol ile
    bu yukselti arasinda irili ufakli baska minik goller bulunmaktadir.
    Yetkili biyologun bana anlattiklarina gore yillarca o alana en yakin
    golde balik, su bitkisi, vs. diger goller kadar basarili gelismemektedir
    ancak yapilan olcumlerde bunun icin bir sebep de tespit edilememektedir
    – cunku olcumu yapilacak maddeler arasinda siyanur yoktur. Gelin gorun
    ki bir gun rastgele “Hadi bir de siyanure bakalim” denir ve yuksek
    konsantrasyonda siyanur saptanir. Alarm durumuna gecilir ve resmi
    kurumlar bilgilendirilir. Yurutulen tahminlere gore tarim arazisinin
    altindan siyanur sizmaktadir.

    Olayin vehametinin ne boyutta oldugunun anlasilmasi icin ek calismalar
    yapilir. Siyanur konsantrasyonunun olumcul olmasi icin, bir kucuk
    cocugun gole dustugu takdirde uc litre su yutmasi gerektigi belirtilir.
    (Ben sicak bir gunde su cussemle 3 litre su icmekte zorlanirim.) Bunun
    yaninda tarim arazisinde yetistirilen seker pancarlarinda siyanur icin
    laboratuarda analiz yaptirilir. Seker pancarlarinda kayda deger miktarda
    siyanur bulunur. “Amanin, felaket, bu alanda tarim yapilmaz, her seyi
    durdurun!” diye panik hali alinir. Sonra aralarindan yasca buyuk olan
    calisanlardan biri, “Bir dakika, siyanur bazi tarim urunlerinde dogal
    olarak bulunan bir madde degil midir?“ der ve baska bir alanda
    yetistirilen pancarlarda siyanur icerigi analizi yaptirilir – ve bu
    pancarlarda siyanur seviyeleri DAHA DA yuksek cikar.

    Tarim arazisinin herhangi bir tehlike teskil etmedigi anlasilinca,
    dikkatler bu defa gole geri doner. Nereden nereye bakacaklarini
    bilemedikleri ve tarim arazisini tamamen kaldirip altindaki atiklara
    bakmanin pek gercekci olmadigini bildikleri icin, sizintidan kaynaklanan
    etkinin azaltilmasi icin nelerin yapilabilecegine odaklanirlar. Tarim
    arazisi ile siyanur golunun arasindaki minik goletlere cakil dokulur ve
    bu sekilde akinti yavaslatilir, toprak suya doyar ve sazliklarin
    buyumesi tesvik edilir. Sazliklar dogal olarak siyanuru metabolize eder
    ve bunun devaminda gole akan siyanur miktarinda azalma olur ve golde
    seviye dustugu gibi o golu diger gollere baglayan akarsuda siyanur
    seviyesi, makul sinirin altina duser. Bunun her asamasinda da Alman
    resmi kurumlari yetkilileri mevcuttur ve uygulama bu sekli ile kabul ve
    onay gorur.

    Medya mi? Dikkate bile almaz. Almanya’daki sozde cevreciler mi? “Bunca
    resmi kurumun arasinda sansasyon yaratamayacaklarini bildikleri icin
    giklari cikmadi. Zaten kendilerine herhangi bir konuda cozum icin destek
    talebinde bulundugunuzda da ellerinden bir sey gelmez“ der beni gezdiren
    kisi. Anlasilan “o millet” her ulkede ayni.

    Simdi boyle bir sey Turkiye’de olsaydi, bizim sozde cevreci takimi
    bayram etmisti. Elde ettigi ne? Sansasyon ve elinden baska bir sey
    gelmemesi.

    Not: Bu mesaj Sn. Filiz Toprak Hanım'ın yazısıdır..
    Sosyal Medyada Lütfen Bizi Takip Edin !!!
    Youtube Kanalımız (İngilizce) : https://www.youtube.com/user/madenforum/
    Youtube kanalımız (Türkçe) : https://www.youtube.com/channel/UCAt...EbGn5AoITEYhw/
    Facebook Hesabımız : www.facebook.com/madenrehberi/
    Twitter Hesabımız : www.twitter.com/madenciyim/

  2. #2

    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Yaş
    44
    Mesajlar
    409
    İndirilme
    1
    Uploads
    0

    Standart re:

    “Bunca
    resmi kurumun arasinda sansasyon yaratamayacaklarini bildikleri icin
    giklari cikmadi.

    İşte sanırım Onca resmi kurumun bizde gerçekten resmi olmaması ve olayla ilgili kamuoyuna yeteri kadar kısa sürede bilgi aktaramaması...
    Ülkemizde Madenlere yeterince değer verilmemesinden kaynaklanan birşeydir ki hala MİGEM Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na bağlı bir genel müdürlük. Oysaki kendi başına bir bakanlığı gerektiren bir yoğunluk var üzerinde...
    Zaten herşeyi geçtim Vizyonu eksik hemde çok!!!

Benzer Konular

  1. Kütahya'daki Siyanür Barajındaki Çökme
    Konuyu Açan: Rmzn_Crm, Forum: Güncel Maden Haberleri / Tüm Haberler.
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj : 11-05-2011, 15:52
  2. Siyanür İçin Kim Ne Düşünüyor?
    Konuyu Açan: MiNeR, Forum: Güncel Maden Haberleri / Tüm Haberler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 26-10-2009, 11:30
  3. Siyanür ve Toplum: Kritik Bir İnceleme
    Konuyu Açan: Rok Stone, Forum: Kitap - Dergi - Makale - Rapor - Book - Magazine - Journal - Article - Report.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 16-09-2008, 15:31
  4. Altın Üretiminde Siyanür Yönetimi
    Konuyu Açan: MiNeR, Forum: Altın - Gümüş - Platin.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 25-03-2008, 22:59
  5. Siyanür İddaaları Tamamen Gerçek Dışı
    Konuyu Açan: MiNeR, Forum: Güncel Maden Haberleri / Tüm Haberler.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 21-02-2008, 23:32

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
dolomit taşı
Single Sign On provided by vBSSO