Değerli arkadaşlar bu haftaki konumuz yeniden yeni çıkacak olan Maden Kanunu.
Yeni maden kanunu 30 Aralık 2014 de TMMB ye sevk edilmişti. Geçen hafta komisyonda yeni maden kanunu tasarısı ele alındı. 29 maddenin içinde maden mühendislerini çok yakından ilgilendiren Teknik Nezaretçiliğin kaldırılması var. Teknik Nezaretçiliğin kaldırılması ve her maden ocağına bir daimi Nezaretçinin atanması şeklinde düzeltilen şekline meslektaşlarımızın itirazları var elbette. Yeni Kanunun kabulünden sonra Teknik Nezaretçisi olup Daimi Nezaretçisi olmayan Sahaların 1 yıl içerisinde Teknik Nezaretçisini bırakıp Daimi Nezaretçi ataması şuan ki tasarıda yazılan şekli.
Geçen haftalardaki yazımda ve yine sitemizde yayınlanan “Makaleler†kısmında†Yeni Maden Kanunu Ne Getiriyor†başlıklı yazımda daha geniş okuyabilirsiniz.
Yalnız benim sizlerle paylaşmak istediğim bizleri ve madencileri sıkıştıracak olan kanunun çıkıyor olması değil bizim hiç bir şey yapamıyor oluşumuz. Yaptığımız bir takım girişimlerinde sonuçsuz kaldığı görülüyor. Mesleğimizle ilgili STK ‘lar etkili oldu mu olamadı mı? Görüşleri soruldu mu? Neleri önerdiler? Neleri kabul gördü? Neleri görmedi? Az çok biliyor ya da bilmiyoruz.
Bu gidişle zaten STK da kalmayacak. Hak aramak için herkes yalnız başına uğraşacak. Herkes kaydını sildirmeye hazırlansın.
“Efendim biz köye yetecek kadar bir ambar buğday istedik ağamızdan, 1 çuval buğday kopardık biz olmasaydık bunu da alamazdınız buna şükür†gibi edebiyatı yemiyoruz artık. Diyalog içerisinde, hiç kimseyi ötekileştirmeden, şeffaf, asıl amaçtan sapmayan bir yapı içerisinde çalışılması artık kaçınılmaz olmuştur. Bütün herkes ferdi ve kurum olarak üstüne düşen özeleştiriyi yapmalıdır.â€ben her şeyi yaptım ama bunlar…â€falan filan gibi devam eden cümlelerden sıkıldık.
Bizler, hepimiz bir dağın başında olduğumuz için ha deyince toplanamıyor bir güç olduğumuzu hiç kimseye gösteremiyoruz. Toplanıyoruz dediğimizde hiç kimse iş yerinden gelemedi. ama yakında dağdan inmeye hazırlanın. Zira madencilik diye bir şey kalmayacak.
2010 yılında çıkarılan 5995 ‘te olduğu gibi bir çaresizlik içinde hangi parmağımızı kesecekler acaba diye bekliyoruz. Keseceklerini biliyoruz. İnşallah serçe parmağımızı keserler diye ümit ediyoruz ama sanırım başparmağı kesecekler.(teşbihte hata olmasın)
Ben umutsuzluğu hiç sevmem. Bitti denilen zamanlardan hep çıkmasını bilmiş bir Millet olarak ümit var olmuşumdur. Ama herhalde hazırı yeme zamanı geliyor.
Madenlerimizin ve Madencilerimizin hak ettiği yerde olmadığını bir kez daha ifade etmek isterim. Maden Mühendislerinin ve gelecekte meslektaşlarımız olacak arkadaşlarımızın yelkenlerini rüzgarın esiş yönüne doğru çevirmelerini tavsiye eder, saygılar sunarım.
Konu MiNeR tarafından (23-01-2015 Saat 11:37 ) değiştirilmiştir.
Bu Konuyu Paylaşın !