-
Sadece Bir Madenci...
(Forumda buna uygun bir yer bulamadım yetkili abilerin uygun yere taşımasını rica ediyorum)
Madenci sıcak bir yaz günü güneşin altında çalışırken, birden sıcağın onu daha verimli çalışmasından alıkoyduğunu farketmiş ve o an "güneş benim çalışmamı engelliyor. O zaman benden daha güçlü" diye düşünmüş.
Güce de çok önem verdiği için o an GÜNEŞ olmayı dilemiş Allah'tan.
Allah, madencinin isteğini kabul etmiş ve madenci güneş olmuş.Bütün dünyayı ışınıyla aydınlatmış, heryeri kavurmuş gücünü herkese göstermiş.
Fakat bir gün güneşin önüne bulut gelmiş.Bizim madenci çok sinirlenmiş bu işe. Çünkü bulut güneşin ışınlarını kesiyormuş ve madenci "bulut güneşten daha güçlü ben bulut olmak istiyorum" demiş
ve o an bulut olmuş madenci.
Yağmurlar yağdırmış, seller bastırmış, şimşekler yaratmış.
Güçlü olduğu için halinden memnunmuş.
Ama fazla uzun sürmemiş mutluluğu. Çünkü bu sefer de rüzgar bulutu
sürüklemiş ve bizim madenci yine düşünmüş ki "rüzgar bulutu sürükleyebiliyorsa o zaman en güçlüsü rüzgar", "ben rüzgar olmak istiyorum" demiş
ve rüzgar oluvermiş o an.
Madenci rüzgar şeklinde fırtınalar estirmiş, denizleri coşturmuş, kasırgalar yaratmış. Ama bu seferde eserken karşısına koca bir taş kütlesi çıkmış. Bir bakmış "bu nasıl bir şey ki benim rüzgarımı kesiyor?" diye düşünmüş. O taş kütlesi aslında bir dağmış. Ve Allah'tan son bir dilekte bulunmuş. Bir dağ olmayı istemiş.
Madencinin isteği kabul olmuş ve sonsuza kadar dağ olarak yaşamaya karar vermiş. Çünkü dünyadaki en güçlü şey dağ olduğunu düşünmeye başlamış.
Madenci dağ olarak hayatından memnun bir şekilde yaşarken birden bir rahatsızlık hissetmiş. Bir şey içini kemiriyormuş.
Derken dağ onu rahatsız eden şeyin ne olduğunu bulmuş;
onu rahatsız eden, içini kemiren bir madenciymiş.
Alıntıdır..
kaynak=http://www.sevginehri.net/hikayeoku.asp?konu=normal&hikaye=117
-
-
-
Mükemmel olmuş.. Emeğine sağlık.. Meslek aşkı bu işte.. Çok saol
-
Bu hikayeyi ilk duyduğumda ''vay be ben neymişim arkadaş,beni kesseler acımaz demiştim''
Güzel hikaye!...paylaşım için teşekkürler..
-
bu hikaye malesef böyle değil.madenciye uyarlanmış güzel olmuş aslında.çocukluğumda bunun çizgi filmini izlemiştim.
bir fare ailesi saat kulesinin altında yaşıyolar.tabi sefalet diz boyu.içlerinden bir fare bu durumdan çok şikayetçi.güçlü olmak istiyor bu sefaletten kurtulmak istiyor.dünyadaki en güçlü şey nedir diye kendine soruyor?güneş diyor.güneşe gidiyor.fare güneşe diyorki güneş bana kızını verirmisin diyor?oda neden diye soruyor.ben gücsüzüm ama sen çok güçlüsün eğer senin kızını alırsam bende güçlü olurum diyor.güneş hayır dünyadaki en güçlü kişi ben değilim diyor.ya kim?bulut diyor.çünkü bulut önüme geçtiğinde benim hiç bir gücüm kalmıyor diyor.buluta gidiyor aynı diyolog ordada oluyor.hayır benden güçlü rüzgar diyor.rüzgar beni istediği yere savuruyor diyor.rüzgara gidiyor aynı diyalog...rüzgar ben güçlü değilim.yıllardır şu saat kulesini deviremedim sen ona git diyor.saat kulesine gidiyor kızını ver bana...oda diyor ben sağlam gibi görünüyorum ama şu küçük fare ailesine yenildim beni oydular ve içimde yaşıyolar diyor.
ben hikayeci değilim bu yüzden bir masal tadında yazamamış olabilirim.ama bu hikayeyi çocukluğumdan beri severim.çünkü anlattığı şey atamızın dediği gibi.muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
kendi gücüne inan.kendine inan.o zaman kimseye gerek kalmaz.saygılar...
-
hikaye her çeşide göre uyarlanabilir. anlıyacağımız o ki herkes kendi içindeki gücün sınırlarına ulaşabilsin ve o alanda en iyisi olmaya çalışsın.:) ama çok güzeldi gerçektende .
ellerinize sağlık..
-
Önemli olan feneri doğru yere tutmak :)
Herkese teşekkürler