-
Ilkyardım
İlkyardım nedir?
Herhangi bir kaza veya yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da durumun kötüye gitmesini önleyebilmek amacı ile olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın, mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamalardır.
Acil tedavi nedir?
Acil tedavi ünitelerinde, hasta/yaralılara doktor ve sağlık personeli tarafından yapılan tıbbi müdahalelerdir.
İlkyardımcı kimdir?
İlkyardım tanımında belirtilen amaç doğrultusunda hasta veya yaralıya tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç gereçlerle, ilaçsız uygulamaları yapan eğitim almış kişi ya da kişilerdir.
İlkyardım ve acil tedavi arasındaki fark nedir?
Acil tedavi bu konuda ehliyetli kişilerce gerekli donanımla yapılan müdahale olmasına karşın, ilkyardım bu konuda eğitim almış herkesin olayın olduğu yerde bulabildiği malzemeleri kullanarak yaptığı hayat kurtarıcı müdahaledir.
İlkyardımın öncelikli amaçları nelerdir?
• Hayati tehlikeyi ortadan kaldırmak,
• Yaşamsal fonksiyonların sürdürülmesini sağlamak,
• Hasta/yaralının durumunun. kötüleşmesini önlemek,
• İyileşmeyi kolaylaştırmak.
İlkyardımın temel uygulamaları nelerdir?
İlkyardım temel uygulamaları Koruma, Bildirme, Kurtarma (KBK) olarak ifade edilir.
Koruma:
Kaza sonuçlarının ağırlaşmasını önlemek için olay yerinin değerlendirilmesini kapsar. En önemli işlem olay yerinde oluşabilecek tehlikeleri belirleyerek güvenli bir çevre oluşturmaktır.
Bildirme:
Olay / kaza mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde telefon veya diğer kişiler aracılığı ile gerekli yardım kuruluşlarına bildirilmelidir. Türkiye'de ilkyardım gerektiren her durumda telefon iletişimleri, 112 acil telefon numarası üzerinden gerçekleştirilir.
Kurtarma (Müdahale):
Olay yerinde hasta / yaralılara müdahale hızlı ancak sakin bir şekilde yapılmalıdır.
112’nin aranması sırasında nelere dikkat edilmelidir?
• Sakin olunmalı yada sakin olan bir kişinin araması sağlanmalıdır.
• 112 merkezi tarafından sorulan sorulara net bir şekilde cevap verilmelidir;
• Kesin yer ve adres bilgileri verilirken, olayın olduğu yere yakın bir caddenin yada çok bilinen bir yerin adı verilmelidir,
• Kimin, hangi numaradan aradığı bildirilmelidir,
• Hasta/yaralı(lar)ın adı ve olayın tanımı yapılmalıdır,
• Hasta/yaralı sayısı ve durumu bildirilmelidir,
• Eğer herhangi bir ilkyardım uygulaması yapıldıysa nasıl bir yardım verildiği belirtilmelidir,
• 112 hattında bilgi alan kişi, gerekli olan tüm bilgileri aldığını söyleyinceye kadar telefon kapatılmalıdır.
İlkyardımcının müdahale ile ilgili yapması gerekenler nelerdir?
• Hasta / yaralıların durumunu değerlendirmek (ABC) ve öncelikli müdahale edilecekleri belirlemek
• Hasta/yaralının korku ve endişelerini gidermek
• Hasta/yaralıya müdahalede yardımcı olacak kişileri organize etmek
• Hasta/yaralının durumunun ağırlaşmasını önlemek için kendi kişisel olanakları ile gerekli müdahalelerde bulunmak
• Kırıklara yerinde müdahale etmek
• Hasta/yaralıyı sıcak tutmak
• Hasta/yaralının yarasını görmesine izin vermemek
• Hasta/yaralıyı hareket ettirmeden müdahale yapmak
• Hasta/yaralının en uygun yöntemlerle en yakın sağlık kuruluşuna sevkini sağlamak (112) (Ancak, ağır hasta/yaralı bir kişi hayati tehlikede olmadığı sürece asla yerinden kıpırdatılmamalıdır.)
İlkyardımcının özellikleri nasıl olmalıdır?
Olay yeri genellikle insanların telaşlı ve heyecanlı oldukları ortamlardır. Bu durumda ilkyardımcı sakin ve kararlı bir şekilde olayın sorumluluğunu alarak gerekli müdahaleleri doğru olarak yapmalıdır. Bunun için bir ilkyardımcıda aşağıdaki özelliklerin olması gerekmektedir:
• İnsan vücudu ile ilgili temel bilgilere sahip olmak,
• Önce kendi can güvenliğini korumak,
• Sakin, kendine güvenli ve pratik olmak,
• Eldeki olanakları değerlendirebilmek,
• Olayı anında ve doğru olarak haber vermek (112’yi aramak),
• Çevredeki kişileri organize edebilmek ve onlardan yararlanabilmek,
• İyi bir iletişim becerisine sahip olmak.
Hayat kurtarma zinciri nedir?
Hayat kurtarma zinciri 4 halkadan oluşur. Son iki halka ileri yaşam desteğine aittir ve ilkyardımcının görevi değildir.
• 1.Halka - Sağlık kuruluşuna haber verme
• 2.Halka - Olay yerinde yapılan Temel Yaşam Desteği
• 3.Halka - Ambulans ekiplerince yapılan müdahaleler
• 4.Halka - Hastane acil servisleridir
İlkyardımın ABC si nedir?
Bilinç kontrol edilmeli, bilinç kapalı ise aşağıdakiler hızla değerlendirilmelidir:
A. Hava yolu açıklığının değerlendirilmesi
B. Solunumun değerlendirilmesi ( Bak-Dinle-Hisset)
C. Dolaşımın değerlendirilmesi (Şah damarından 5 saniye nabız alınarak yapılır)
-
DOĞADAKİ KAZALAR
Doğadaki kazalar ve ilk yardım gerektiren durumlarda en başlıca sorun paniğe kapılmamaktır. Ne bir doktorun,ne bir ambulansın, ne de hastane şartlarının bulunmadığını, en yakın yerleşimden belki günlerce uzakta olduğunuzu düşündüğünüzde, yüreğinizi kaplayan umutsuzluk duygusunu soğukkanlılıkla aşmalı ve artık otomatiğe bağladığınız temel ilkyardım prensiplerini harfiyen uygulamalısınız.
1.Ek kazalara meydan vermemek: Sık karşılaşılan bir durum, heyecanla yardıma koşanların ek kazalara uğramaları, yaralanmaları ve bazen hayatlarını kaybetmeleridir. Gecenin bir vakti, yardım için viyadükten atlarken düşenler, arabasını biçimsiz park ettiği için zincirleme kazalara neden olanlar ve iyi niyetle koşuştururken ezilenler...
Başına taş düşen ya da çığ altında kalan bir dağcıya yardıma koşan da aynı felakete uğrayabileceğini unutmamalıdır. Keza suda boğulmakta olan birine doğru yüzen kişi, şayet kendini karaya bağlayan bir ip veya tükendiğinde tutunabileceği bir tahta parçası yoksa boğulabileceğini aklında tutmalıdır. Banyoda baygın yatan yakınınıza koşarken, onu zehirleyen tüp gazdan sizin de etkilenebileceğinizi veya yerdeki birine dokunup kontrol ederken onu çarpan elektrik akımının size de zarar verebileceğini hesaba katmalısınız.
Arama – kurtarma çalışmalarına katılanlar da, yardıma giderken kendi yaşamlarını sürdürebilecek asgari teçhizata sahip olmalı ve merkezle haberleşme bağlantısını koparmamalıdır.
2.Yardım istemek: Bazen bir cep telefonu, bazen telsiz, bazen de üçüncü bir kişi, birazdan anlatacağımız ilk yardım uygulamasını, “yardım gelecek” güvencesiyle daha rahat yapmanıza imkan verir. Unutmayın daha çok insan, daha etkili yardım ve yaralıların daha doğru şekilde taşınması demektir. İlkyardımda kahramanlığın yeri yoktur. Ne kadar mükemmel yaparsanız yapın, çok zorunlu haller dışında temel ilkyardım uygulamasının ilk beş on dakikasında nefes nefese kalır tükenirsiniz.
3.Doğru değerlendirme yapmak: Bir kazazedeyle karşılaştığınızda zamana karşı yarış başlamış demektir. Sizin burada dakikalarca okuduğunuz uygulamayı saniyeler içinde yapmanız gerekir.
Kalp – akciğer canlandırması, kesinlikle kalbi durmuş, nefes almayan bir insana yapılır. Yanlış değerlendirmeyle kalbi çalışan, nefes alan birine bunu yaparsanız, o kişiyi öldürebilirsiniz. Dolayısıyla her türlü girişimden önce kazazedeyi yerinden oynatmadan, deyim yerindeyse 5 duyunuzu da kullanarak (belki tat duyusu hariç) ona ne olduğunu anlamaya çalışmalı ve burada yazılanları bazen aynı anda yapmalısınız.
Kazazedeyle iletişim kurmaya çalışmalı, "Sana ne oldu, adın ne?" gibi sözlü uyarılarda bulunmalısınız. Cevap varsa işiniz büyük ölçüde kolaylaşır. Ondan elini ayağını oynatmasını isteyin. Böylece omuriliğinde bir yaralanma olup olmadığını anlayabilirsiniz. Özellikle bir yerden bir yere taşınıyorsa bunu muhakkak bilmeniz gereklidir.
Sözlü uyarılarınıza cevap ararken bir elinizi kazazedenin alnına koyun. Bu sayede şuuru bulanık, boyun omurlarında kırık olabilecek kazazedenin istemsi hareketlerde bulunmasını ve omuriliğe zarar vermesini engelleyebilirsiniz.
Sözlü uyarılarınıza cevap alamadığınızda (bazen mantıksız sözler söylemesi, sarhoş gibi konuşması, onun beyninde bir problem olduğunu düşündürmelidir), kontrolünüz altında kulak memesine atacağınız bir çimdik , onun ağrılı uyaranlara karşı cevabını ölçmenizi sağlar. Cevap yoksa karşınızda zor bir bilmece var demektir.
Dört duyunuzla değerlendirmeye çalıştığınız kazazedenin alnında duran elinizin işaret ve baş parmağıyla göz kapaklarını açıp kapatarak, varsa fener ışığı yakıp söndürerek ışığa reaksiyonunu araştırabilirsiniz. Sağlıklı bir insanın göz bebekleri, aynen fotoğraf makinesinin diyaframı gibi ışığa küçülerek cevap verir. Beynin tümünde veya bir bölümünde bir problem olduğunda ise bu cevap gerçekleşmez. Morfin (göz bebekleri küçüktür) ve atropin (göz bebekleri büyüktür) kullanılması gibi çok ender durumlarda bu cevap farklı olabilir. Yani bir kazazedede gözler kalbin değil, beynin aynasıdır.
Temel kalp – akciğer canlandırmasına kazazedenin vereceği cevabı izlerken, öncelikle göz bebeklerinde ışığa karşı duyarlılığın başlamasına ve damarlarda nabzın alınıp göğsün genişlemesine dikkat etmelisiniz.
Tüm bunları yaparken, diğer elimizin üç dört parmağı birden, boynun bir yanında kalbin çalışmasının göstergesi olan nabzı almaya çalışacak; gözümüzle kazazedenin göğsünde hareket olup olmadığını araştırırken kulağımızla soluk sesini, belki burnumuzla da nefesinin kokusunu hissetmeye çalışacağız.
Göğüste bir genişleme yok, cilt morarmaya başlamış (normalde soluk alıp verdiğinde insanın cildi pembe beyazdır; cilt renginin değerlendirmesi bazen koyu renkli insanlarda zor olabilir, o zaman da dudak iç yüzlerindeki mukozalara bakarak değerlendirme yapabiliriz), nabız alamıyorsunuz, fakat kazazedenin vücudu sıcak. Göz bebeklerinde ışığa belli belirsiz, minimal bir cevap var. Artık süratle kalp - akciğer canlandırmasına başlayabilirsiniz.
4.Solunum yollarının devamlılığını sağlamak: Bunun için öncelikle ağız ve burunda yabancı bir cisim olup olmadığını kontrol etmek gerekir. Eğer varsa parmaklarımızı kollayarak (şuuru bulanık kazazede parmaklarımızı ısırabilir, bir kalemin sapıyla ağız içinin kontrolünü daha rahat yapabiliriz) temizleyip alnı, boynu destekleyerek, geriye iterek çeneyi yukarı çekmeliyiz.
Tüm bunları yaparken boyunda ciddi bir hasar olup olmadığını, ensede nazikçe gezdireceğimiz parmaklarımızla hissetmeye çalışmalı, daha iyisi, boyun altına ne olursa olsun, giysilerden destek yapmalıyız. Bu destek bazen bir torbaya doldurulacak kum, toprak dahi olabilir.
Kazazedenin vücudundaki bir anormalliği, sağlıklı olan kendi vücudunuzla karşılaştırarak en iyi şekilde saptayabilirsiniz.
-
Gıda Zehirlenmeleri
Bütün besinlerde bakteriler bulunur. Ancak, kötü koşularda nakledilen, pişirilen yada saklanan besinlerde bakteriler çok çabuk çoğalır ve zehirlenmelere yol açarlar.
Daha nadir de olsa bazı durumlarda, parazitler, virüsler ve kimyasal maddeler besinlerin bozulmasına ve gıda zehirlenmelerine yol açarlar.
Gıda zehirlenmelerinin işaret ve belirtileri gıdanın ne şekilde bozulduğuna bağlı olarak değişir. Genellikle, bozuk gıdanın tüketilmesini takip eden birkaç saat içinde ishal, bulantı, karın ağrısı, ve bazen kusma görülür.
Bozuk gıdadan doğan zehirlenmelerin etkisi, yenen miktar, bünye, yaş ve yiyen kişinin genel sağlık durumuna göre değişir. Gıda zehirlenmelerinden daha fazla etkilenen riskli grupları şöyle sıralayabiliriz:
Yaşlılar : Yaşlıların bağışıklık sistemleri zehirlenmelere sebep olan organizmalara karşı çabuk ve etkili bir savunma oluşturamaz.
Bebekler ve küçük çocuklar : Bağışıklık sistemleri henüz tam anlamıyla gelişmemiştir.
Kronik rahatsızlığı olanlar : Şeker hastalığı, AIDS ya da kanser tedavisi sebebiyle radyasyon alan hastaların bağışıklık sistemleri zayıflamıştır.
Eğer bozuk gıdadan zehirlendiyseniz aşağıdaki önlemleri alın:
İstirahat edip bol miktarda sıvı alın,
Zehirlenmeye sebep olan bakterilerin vücuttan atılmalarını geciktireceği için ishal giderici ilaçlar kullanmayın.
Hafif ve orta şiddetli gıda zehirlenmeleri genellikle kendiliğinden geçer.
Eğer;
Şiddetli ishal 24 saat içinde kanlı ishale dönüşürse,
Yukarıda riskli gruplardan birisindeyseniz,
Besinlerde zehirleyici nitelikte olan sporların sebep olduğu ağır gıda zehirlenmesinden şüpheleniyorsanız ( bu durum daha ziyade evde yapılan ve konserve şeklinde saklanan besinlerde görülür. Genellikle yendikten 12 ila 36 saat sonra baş ağrısı, görme bozukluğu, halsizlik ve hatta kısmi felç gibi belirtiler görülebilir. Bazı kişilerde ise bulantı, kusma, kabızlık, idrar tutma zorluğu, nefes almada güçlük ve ağız kuruması gibi belirtiler ortaya çıkabilir),
Acil olarak en yakın acil servise başvurularak tıbbi yardım alınmalıdır.
Zehirlenme
Eğer aşağıdaki belirtiler varsa zehirlenmeden şüphelenebilirsiniz:
Zehirli madde içilmesi sonucu ağız çevresi ve dudaklarda yanma ve kızarıklıklar,
Benzin ya da tiner gibi maddelerin içilmesi sonucu nefesin kimyasal maddenin kokusunu taşıması,
Kişide, giysilerinde, çevresindeki mobilyada, halıda, yerde yada çevredeki nesneler üzerinde bir yanık ya da leke görülmesi veya koku alınması,
Kusma, nefes almada zorluk, uyku hali ve diğer anormal durumlar.
Nöbet, alkol koması, felç ve şeker komasının belirtileri de zehirlenme ile benzerlik gösterir. Eğer zehirlenme teşhisini kesin olarak koyamıyorsanız, zehirlendiğini düşünerek hastayı korkutucu ve paniğe sevk edici şekilde davranmayın. Acil tıbbi yardım için doktor çağırın. Doktor gelinceye kadar hastayı mümkün olduğunca rahat ettirmeye çalışın ve şoka girip girmediğini yakından takip edin.
Eğer birinin zehirlendiğinden eminseniz:
1. Zehirlenmeye sebep olan ürünün üzerindeki etikette zehirlenmeye karşı ne yapılacağı yazıyorsa, yazılanları uygulayın.
2. Eğer hasta uyanıksa ona bir bardak su ya da süt içirin. Vücuda alınan sıvı, zehrin vücut tarafından tutulmasını yavaşlatır. Eğer hasta, halsiz, uykulu ve bilinçsiz ise, ya da nöbet geçiriyorsa ağızdan herhangi bir şey verilmemelidir.
3. Zehirli maddenin üzerindeki etikette yazmadığı ve bir uzmanın denetiminde olunmadığı sürece hastayı kusmaya zorlamayın.
4. Hastayı kusturmanız gerekiyorsa Ipecac şurubu kullanınız. Bir başka yöntem de parmağınızla hastanın boğazının arka kısmına dokunmaktır. Başka bir seçeneğiniz yoksa hastaya sıcak su dolu bir bardağın içine 1 çay kaşığı kuru hardal ve 3 çay kaşığı tuz karıştırarak içirin.
5. Kustuktan sonra hastaya bir bardak su ya da süt içirin.
6. Eğer zehirli madde aynı zamanda hastanın elbiselerine, vücuduna ya da gözüne de bulaşmış ise elbisesini çıkarın, vücudunun zehirli madde değen kısmını ya da gözünü bol soğuk veya ılık suyla yıkayın
7. Acil tıbbi yardım isteyin. Eğer zehirli maddeyi tanımlayabiliyorsanız, şişe ya da ambalajını da beraberinizde hastaneye götürün. Eğer hasta kusmuşsa ve siz de zehri başka bir yöntemle tanımlayamadıysanız, hastanın kusmuğundan bir miktar numune alarak hastaneye beraberinizde götürün.
Karbon monoksit zehirlenmesi
Ülkemizde her yıl yüzlerce kişi, ısınma amacıyla yakılan soba veya mangallardan çıkan karbon monoksit gazından zehirlenerek ölmektedir. Kokusuz ve renksiz bir gaz olan karbon monoksitten kaynaklanan zehirlenme hiç farkına varılmadan oluşur. Hafif baş ağrısından, komaya, felce ve ölüme kadar giden ciddi sonuçları vardır.Bu yüzden havalandırması olmayan yerlerde açıkta ateş yakılmaması, soba kullanılırken boru ve baca temizliğine dikkat edilmesi gerekmektedir. En önemli tedbir ise gece yatarken sobayı açık bırakmamaktır. Karbon monoksit zehirlenmesinin belirtileri:
sersemlik,
baş dönmesi,
baş ağrısı,
bulantı - kusma,
bilinç düzeyinde bulanıklık,
solunum sıkıntısı,
görme bozukluğu
şeklinde sıralanabilir.
Bu belirtileri gösteren biri derhal açık havaya çıkartılmalıdır. Gerekirse yapay solunum yaptırılmalı, eğer varsa oksijen verilmelidir.
-
1. Göze yabancı cisim kaçmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?
Toz gibi küçük madde ise;
Ø Göz ışığa doğru çevrilir ve alt göz kapağı içine bakılır,
Ø Gerekirse üst göz kapağı açık tutulur,
Ø Nemli temiz bir bezle çıkarılmaya çalışılır,
Ø Hastaya gözünü kırpıştırması söylenir,
Ø Göz ovulmamalıdır,
Ø Çıkmıyorsa sağlık kuruluşuna gitmesi sağlanır.
Bir cisim batması varsa ya da metal cisim kaçmışsa;
Ø Gerekmedikçe hasta yerinden oynatılmaz,
Ø Göze hiçbir şekilde dokunulmaz,
Ø Tıbbi yardım istenir (112),
Ø Hastanın göz uzmanı olan bir sağlık kuruluşuna gitmesi sağlanır.
Kulağa yabancı cisim kaçmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Kesinlikle sivri ve delici bir cisimle müdahale edilmez,
Ø Su değdirilmez,
Ø Tıbbi yardım istenir (112).
Buruna yabancı cisim kaçmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Burun duvarına bastırarak kuvvetli bir nefes verme ile cismin atılması sağlanır,
Ø Çıkmazsa tıbbi yardım istenir (112).
-
YANIK, DONMA VE SICAK ÇARPMASINDA İLKYARDIM
Yanık nedir?
Herhangi bir ısıya maruz kalma sonucu oluşan doku bozulmasıdır. Yanık, genellikle sıcak su veya buhar teması sonucu meydana geldiği gibi, sıcak katı maddelerle temas, asit/alkali gibi kimyasal maddelerle temas, elektrik akımı etkisi yada radyasyon nedeni ile de oluşabilir.
Kaç çeşit yanık vardır?
Fiziksel yanıklar:
• Isı ile oluşan yanıklar
• Elektrik nedeni ile oluşan yanıklar
• Işın ile oluşan yanıklar
• Sürtünme ile oluşan yanıklar
• Donma sonucu oluşan yanıklar
Kimyasal yanıklar:
Asit alkali madde ile oluşan yanıklar
Yanığın ciddiyetini belirleyen faktörler nelerdir?
• Derinlik
• Yaygınlık
• Bölge
• Enfeksiyon riski
• Yaş
• Solunum yoluyla görülen zarar
• Önceden var olan hastalıklar
Yanıklar nasıl derecelendirilir?
1. derece yanık: Deride kızarıklık, ağrı, yanık bölgede ödem vardır. Yaklaşık 48 saatte iyileşir.
2. derece yanık: Deride içi su dolu kabarcıklar (bül) vardır. Ağrılıdır. Derinin kendini yenilemesi ile kendi kendine iyileşir.
3. derece yanık: Derinin tüm tabakaları etkilenmiştir. Özellikle de kaslar, sinirler ve damarlar üzerinde etkisi görülür. Beyaz ve kara yaradan siyah renge kadar aşamaları vardır. Sinirler zarar gördüğü için ağrı yoktur.
Yanığın vücuttaki olumsuz etkileri nelerdir?
Yanık, derinliği, yaygınlığı ve oluştuğu bölgeye bağlı olarak organ ve sistemlerde işleyiş bozukluğuna yol açar. Ağrı ve sıvı kaybına bağlı olarak şok meydana gelir. Hasta/yaralının kendi vücudunda bulunan mikrop ve toksinlerle enfeksiyon oluşur.
Isı ile oluşan yanıklarda ilkyardım işlemleri nedir?
Ø Kişi hala yanıyorsa paniğe engel olunur, koşması engellenir,
Ø Hasta/yaralının üzeri battaniye yada bir örtü ile kapatılır ve yuvarlanması sağlanır,
Ø Yaşam belirtileri değerlendirilir (ABC),
Ø Solunum yolunun etkilenip etkilenmediği kontrol edilir,
Ø Yanık bölge en az 20 dakika soğuk su altında tutulur (yanık yüzeyi büyükse ısı kaybı çok olacağından önerilmez),
Ø Ödem oluşabileceği düşünülerek yüzük, bilezik, saat gibi eşyalar çıkarılır,
Ø Yanmış alandaki deriler kaldırılmadan giysiler çıkarılır,
Ø Takılan yerler varsa kesilir,
Ø Hijyen ve temizliğe dikkat edilir,
Ø Su toplamış yerler patlatılmaz,
Ø Yanık üzerine ilaç yada yanık merhemi gibi maddeler de sürülmemelidir,
Ø Yanık üzeri temiz bir bezle örtülür,
Ø Hasta/yaralı battaniye ile örtülür,
Ø Yanık bölgeler birlikte bandaj yapılmamalıdır,
Ø Yanık geniş ve sağlık kuruluşu uzaksa hasta / yaralının kusması yoksa bilinçliyse ağızdan sıvı (1 litre su -1 çay kaşığı karbonat -1 çay kaşığı tuz karışımı) verilerek sıvı kaybı önlenir,
Ø Tıbbi yardım istenir (112).
Kimyasal yanıklarda ilkyardım nasıl olmalıdır?
• Deriyle temas eden kimyasal maddenin en kısa sürede deriyle teması kesilmelidir,
• Bölge bol tazyiksiz suyla, en az 15-20 dakika yumuşak bir şekilde yıkanmalıdır,
• Giysiler çıkarılmalıdır,
• Hasta/yaralı örtülmelidir,
• Tıbbi yardım istenmelidir (112).
Elektrik yanıklarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
• Soğukkanlı ve sakin olunmalıdır,
• Hasta/yaralıya dokunmadan önce elektrik akımı kesilmelidir, akımı kesme imkanı yoksa tahta çubuk yada ip gibi bir cisimle elektrik teması kesilmelidir,
• Hasta/yaralının ABC’si değerlendirilmelidir,
• Hasta/yaralıya kesinlikle su ile müdahale edilmemelidir,
• Hasta/yaralı hareket ettirilmemelidir,
• Hasar gören bölgenin üzeri temiz bir bezle örtülmelidir,
• Tıbbi yardım istenmelidir (112).
Sıcak çarpması belirtileri nelerdir?
Yüksek derece ısı ve nem sonucu vücut ısısının ayarlanamaması sonucu ortaya bazı bozukluklar çıkar. Sıcak çarpmasının belirtileri şunlardır:
• Adale krampları
• Güçsüzlük, yorgunluk
• Baş dönmesi
• Davranış bozukluğu, sinirlilik
• Solgun ve sıcak deri
• Bol terleme (daha sonra azalır)
• Mide krampları, kusma, bulantı
• Bilinç kaybı, hayal görme
• Hızlı nabız
Sıcak çarpmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?
• Hasta serin ve havadar bir yere alınır,
• Giysiler çıkarılır,
• Sırt üstü yatırılarak, kol ve bacaklar yükseltilir,
• Bulantısı yoksa ve bilinci açıksa su ve tuz kaybını gidermek için 1 litre su -1 çay kaşığı karbonat -1 çay kaşığı tuz karışımı sıvı yada soda içirilir.
Sıcak çarpmasında risk grupları var mıdır?
Sıcak çarpması için özel bir risk grubu bulunmamakla beraber, diğer hastalık yada yaralanmalar için hassas olan kişiler, sıcaktan da diğer kişilere göre daha çok etkilenirler. Bu kişiler;
Ø Kalp hastaları
Ø Tansiyon hastaları
Ø Diyabet hastaları
Ø Kanser hastaları
Ø Normal kilosunun çok altında ve çok üzerinde olanlar
Ø Psikolojik yada psikiyatrik rahatsızlığı olanlar
Ø Böbrek hastaları
Ø 65 yaş üzeri kişiler
Ø 5 yaş altı çocuklar
Ø Hamileler
Ø Sürekli ve bilinçsiz diyet uygulayanlar
Ø Yeterli miktarda su içmeyenler
Sıcak yaz günlerinde sıcak çarpmasından korunmak için alınması gereken önlemler nelerdir?
Ø Özellikle şapka, güneş gözlüğü ve şemsiye gibi güneş ışığından koruyacak aksesuarlar kullanılmalıdır,
Ø Mevsim şartlarına uygun, terletmeyen, açık renkli ve hafif giysiler giyilmelidir,
Ø Bol miktarda sıvı tüketilmelidir,
Ø Vücut temiz tutulmalıdır,
Ø Her öğünde yeteri miktarda gıda alınmalıdır,
Ø Gereksiz ve bilinçsiz ilaç kullanılmamalıdır,
Ø Direk güneş ışığında kalınmamalıdır,
Ø Kapalı mekanların düzenli aralıklarla havalandırılmasına özen gösterilmelidir.
Donuk belirtileri nelerdir?
Aşırı soğuk nedeni ile soğuğa maruz kalan bölgeye yeterince kan gitmemesi ve dokularda kanın pıhtılaşması ile dokuda hasar oluşur. Donuklar şu şekilde derecelendirilir.
Birinci derece: En hafif şeklidir. Erken müdahale edilirse hızla iyileşir.
Ø Deride solukluk, soğukluk hissi olur,
Ø Uyuşukluk ve halsizlik görülür,
Ø Daha sonra kızarıklık ve iğnelenme hissi oluşur.
İkinci derece: Soğuğun sürekli olması ile belirtiler belirginleşir.
Ø Zarar gören bölgede gerginlik hissi olur,
Ø Ödem, şişkinlik, ağrı ve içi su dolu kabarcıklar (bül) meydana gelir,
Ø Su toplanması iyileşirken siyah kabuklara dönüşür.
Üçüncü derece: Dokuların geriye dönülmez biçimde hasara uğramasıdır.
Ø Canlı ve sağlıklı deriden kesin hatları ile ayrılan siyah bir bölge oluşur.
Donukta ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Hasta/yaralı ılık bir ortama alınarak soğukla teması kesilir,
Ø Sakinleştirilir, kesin istirahata alınır ve hareket ettirilmez,
Ø Kuru giysiler giydirilir,
Ø Sıcak içecekler verilir,
Ø Su toplamış bölgeler patlatılmaz, bu bölgelerin üstü örtülür,
Ø Donuk bölge ovulmaz, kendi kendine ısınması sağlanır,
Ø El ve ayak doğal pozisyonda tutulur,
Ø Isınma işleminden sonra hala hissizlik varsa bezle bandaj yapılır,
Ø El ve ayaklar yukarı kaldırılır,
Ø Tıbbi yardım istenir (112).
-
ZEHİRLENMELERDE İLKYARDIM
Zehirlenme nedir?
Vücuda zehirli (toksik) bir maddenin girmesi sonucu normal fonksiyonların bozulmasıdır. Vücuda dışarıdan giren bazı yabancı maddeler, vücudun yaşamsal fonksiyonlarına zarar verebileceğinden zehirli (toksik) olarak kabul edilirler.
Zehirlenmelerde genel belirtiler nelerdir?
Ø Sindirim sistemi bozuklukları: Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal
Ø Sinir sistemi bozuklukları: Bilinç kaybı, havale, rahatsızlık hissi, hareketlerde uyumsuzluk
Ø Solunum sistemi bozuklukları: Nefes darlığı, morarma, solunum durması
Ø Dolaşım sistemi bozuklukları: Nabız bozukluğu, kalp durması
Zehirlenme hangi yollarla meydana gelir?
Zehirlenme yolları üç grupta toplanır.
Ø Sindirim yoluyla: En sık rastlanan zehirlenme yoludur. Sindirim yoluyla alınan zehirler genellikle ev yada bahçede kullanılan kimyasal maddeler, ıehirli mantarlar, bozuk besinler, ilaç ve aşırı alkoldür.
Ø Solunum yoluyla: Zehirli maddenin solunum yolu ile alınmasıyla oluşur. Genellikle karbonmonoksit (tüp kaçakları, şofben, bütan gaz sobaları), Lağım çukuru veya kayalarda biriken karbondioksit, havuz hijyeninde kullanılan klor, yapıştırıcılar, boyalar ev temizleyicileri gibi maddeler ile oluşur.
Ø Cilt yoluyla: Zehirli madde vücuda direk deri aracılığı ile girer. Bu yolla olan zehirlenmeler böcek sokmaları, hayvan ısırıkları, ilaç enjeksiyonları, saç boyaları, zirai ilaçlar gibi zehirli maddelerin deriden emilmesi ile oluşur.
Sindirim yoluyla zehirlenmede ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Bilinç kontrolü yapılır,
Ø Ağız zehirli madde ile temas etmişse su ile çalkalanır, zehirli madde ele temas etmişse el sabunlu su ile yıkanır,
Ø Yaşam bulguları değerlendirilir,
Ø Kusma, bulantı, ishal gibi belirtiler değerlendirilir,
Ø Kusturulmaya çalışılmaz, özellikle yakıcı maddelerin alındığı durumlarda hasta asla kusturulmaz,
Ø Bilinç kaybı varsa koma pozisyonu verilir,
Ø Üstü örtülür,
Ø Tıbbi yardım istenir (112),
Ø Olayla ilgili bilgiler toplanarak kaydedilir ;
-Zehirli maddenin türü nedir?
-İlaç yada uyuşturucu alıyor mu?
-Hasta saat kaçta bulundu?
-Evde ne tip ilaçlar var?
Solunum yolu ile zehirlenmelerde ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Hasta temiz havaya çıkarılır yada cam ve kapı açılarak ortam havalandırılır,
Ø Yaşamsal belirtiler değerlendirilir (ABC),
Ø Yarı oturur pozisyonda tutulur,
Ø Bilinç kapalı ise koma pozisyonu verilir,
Ø Tıbbi yardım istenir (112),
Ø İlkyardımcı müdahale sırasında kendini ve çevresini korumak için gerekli önlemleri almalıdır,
Ø Solunumu korumak için maske veya ıslak bez kullanılır,
Ø Elektrik düğmeleri ve diğer elektrikli aletler ve ışıklandırma cihazları kullanılmaz,
Ø Yoğun duman varsa hastayı dışarı çıkarmak için ip kullanılmalıdır,
Ø Derhal itfaiyeye haber verilir (110).
Cilt yolu ile zehirlenmelerde ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Yaşam bulguları değerlendirilir,
Ø Ellerin zehirli madde ile teması önlenmelidir,
Ø Zehir bulaşmış giysiler çıkartılır,
Ø 15-20 dakika boyunca deri bol suyla yıkanmalıdır,
Ø Tıbbi yardım istenir (112).
Zehirlenmelerde genel ilkyardım kuralları nelerdir?
Ø Zehirlenmeye neden olan maddeyi uzaklaştırmak (Kirli madde vücuttan ne kadar çabuk uzaklaştırılırsa o kadar az miktarda emilir).
Ø Hayati fonksiyonların devamının sağlanması
Ø Sağlık kuruluşuna bildirme (112)
-
YARALANMALARDA İLKYARDIM
Yara nedir?
Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon riski artar.
Kaç çeşit yara vardır?
Kesik yaralar:
Bıçak, çakı, cam gibi kesici aletlerle oluşur. Genellikle basit yaralardır. Derinlikleri kolay belirlenir.
Ezikli yaralar:
Taş yumruk yada sopa gibi etkenlerin şiddetli olarak çarpması ile oluşan yaralardır. Yara kenarları eziktir. Çok fazla kanama olmaz, ancak doku zedelenmesi ve hassasiyet vardır.
Delici yaralar:
Uzun ve sivri aletlerle oluşan yaralardır. Yüzey üzerinde derinlik hakimdir. Aldatıcı olabilir tetanos tehlikesi vardır.
Parçalı yaralar:
Dokular üzerinde bir çekme etkisi ile meydana gelir. Doku ile ilgili tüm organ, saçlı deride zarar görebilir.
Efekte yaralar:
Mikrop kapma ihtimali olan yaralardır. Enfeksiyon riski yüksek yaralar şunlardır:
• Gecikmiş yaralar (6 saatten fazla),
• Dikişleri ayrılmış yaralar,
• Kenarları muntazam olmayan yaralar,
• Çok kirli ve derin yaralar,
• Ateşli silah yaraları,
• Isırma ve sokma ile oluşan yaralar.
Yaraların ortak belirtileri nelerdir?
• Ağrı
• Kanama
• Yara kenarının ayrılması
Yaralanmalarda ilkyardım nasıl olmalıdır?
• Yaşam bulguları değerlendirilir (ABC),
• Yara yeri değerlendirilir,
• Oluş şekli
• Süresi
• Yabancı cisim varlığı
• Kanama vb.
• Kanama durdurulur,
• Üzeri kapatılır,
• Sağlık kuruluşuna gitmesi sağlanır,
• Tetanos konusunda uyarıda bulunulur,
• Yaradaki yabancı cisimlere dokunulmamalıdır!
Ciddi yaralanmalar nelerdir?
• Kenarları birleşmeyen veya 2-3 cm olan yaralar,
• Kanaması durdurulamayan yaralar,
• Kas veya kemiğin göründüğü yaralar,
• Delici aletlerle oluşan yaralar,
• Yabancı cisim saplanmış olan yaralar,
• İnsan veya hayvan ısırıkları,
• Görünürde iz bırakma ihtimali olan yaralar.
Ciddi yaralanmalarda ilkyardım nasıl olmalıdır?
• Yaraya saplanan yabancı cisimler çıkarılmaz,
• Yarada kanama varsa durdurulur,
• Yara içi kurcalanmamalıdır,
• Yara temiz bir bezle örtülür (nemli bir bez),
• Yara üzerine bandaj uygulanır,
• Tıbbi yardım istenir (112).
Delici göğüs yaralanmalarında ne gibi sorunlar görülebilir?
Göğsün içine giren cisim, akciğer zarı ve akciğeri yaralar. Bunun sonucunda şu belirtiler görülebilir:
• Yoğun ağrı
• Solunum zorluğu
• Morarma
• Kan tükürme
• Açık pnömotoraks (Göğüsteki yarada nefes alıyor görüntüsü)
Delici göğüs yaralanmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
• Hasta/yaralının bilinç kontrolü yapılır,
• Hasta/yaralının yaşam bulguları değerlendirilir (ABC),
• Yara üzerine plastik poşet naylon vb. sarılmış bir bezle kapatılır,
• Nefes alma sırasında yaraya hava girmesini engellemek, nefes verme sırasında havanın dışarı çıkmasını sağlamak için yara üzerine konan bezin bir ucu açık bırakılır,
• Hasta/yaralı bilinci açık ise yarı oturur pozisyonda oturtulur,
• Ağızdan hiçbir şey verilmez,
• Yaşam bulguları sık sık kontrol edilir,
• Açık pnömotoraksta şok ihtimali çok yüksektir. Bu nedenle şok önlemleri alınmalıdır,
• Tıbbi yardım istenir(112).
Delici karın yaralanmalarında ne gibi sorunlar olabilir?
• Karın bölgesindeki organlar zarar görebilir,
• İç ve dış kanama ve buna bağlı şok oluşabilir,
• Karın tahta gibi sert ve çok ağrılı ise durum ciddidir,
• Bağırsaklar dışarı çıkabilir.
Delici karın yaralanmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
• Hasta/yaralının bilinç kontrolü yapılır,
• Hasta/yaralının yaşam bulguları kontrol edilir,
• Dışarı çıkan organlar içeri sokulmaya çalışılmaz, üzerine geniş ve nemli temiz bir bez örtülür,
• Bilinç yerinde ise sırt üstü pozisyonda bacaklar bükülmüş olarak yatırılır, ısı kaybını önlemek için üzeri örtülür,
• Ağızdan yiyecek yada içecek bir şey verilmez,
• Yaşam bulguları sık sık izlenir,
• Tıbbi yardım istenir (112).
Kafatası ve omurga yaralanmaları neden önemlidir?
Darbenin şiddetine bağlı olarak kafatası boşluğunda yer alan merkezi sinir sistemi etkilenebilir. Bel kemiğindeki yaralanmalarda omurgada ani sıkışma yada ayrılma meydana gelebilir. Bunun sonucunda sinir sistemi etkilenerek bazı olumsuz sonuçlar oluşabilir. Trafik kazalarında ölümlerin % 80’i kafatası ve omurga yaralanmalarından olmaktadır.
Kafatası yaralanmaları çeşitleri nelerdir?
Saçlı deride yaralanmalar :Saç derisi kafatası yüzeyi üzerinde kolaylıkla yer değiştirebilir ve herhangi bir darbe sonucu kolayca ayrılabilir. Bu durumda çok fazla miktarda kanama olur, bu nedenle öncelikle kanamanın durdurulması gereklidir.
Kafatası, beyin yaralanmaları:
Kafatası kırıkları: Kafatası kırıklarında beyin zedelenmesi, kemiğin kırılmasından daha önemlidir. Bu nedenle beyin hasarı bulguları değerlendirilmelidir.
Yüz yaralanmaları: Ağız ve burun yaralanmalarında solunum ciddi şekilde etkilenebilir ve duyu organları zarar görebilir. Bir yüz yaralanması sonucunda burun, çene kemiği kemiklerinde yaralanma görülebilir.
Omurga (bel kemiği) yaralanmaları: En çok zarar gören bölge bel ve boyun bölgesidir ve çok ağrılıdır. Kazalarda en çok boyun etkilenir.
Kafatası ve omurga yaralanmalarının nedenleri nelerdir?
• Yüksek bir yerden düşme
• Baş ve gövde yaralanması
• Otomobil yada motosiklet kazaları
• Spor ve iş kazaları
• Yıkıntı altında kalma
Kafatası ve omurga yaralanmalarında belirtiler nelerdir?
• Bilinç düzeyinde değişmeler, hafıza değişiklikleri yada hafıza kaybı
• Başta, boyunda ve sırtta ağrı
• Elde ve parmaklarda karıncalanma yada his kaybı
• Vücudun herhangi bir yerinde tam yada kısmi hareket kaybı
• Baş yada bel kemiğinde şekil bozukluğu
• Burun ve kulaktan beyin omurilik sıvısı ve kan gelmesi
• Baş, boyun ve sırtta dış kanama
• Sarsıntı
• Denge kaybı
• Kulak ve göz çevresinde morluk
• Ancak, hastada hiçbir belirti yoksa bile,
• Yüz ve köprücük kemiği yaralanmaları
• Tüm düşme vakaları
• Trafik kazaları
• Bilinci kapalı tüm hasta / yaralılar kafa ve omurga yaralanması olarak var sayılmalıdır.
Kafatası ve omurga yaralanmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
• Bilinç kontrolü yapılır,
• Yaşam bulguları değerlendirilir,
• Hemen tıbbi yardım istenir (112),
• Bilinci açıksa hareket etmemesi sağlanır,
• Her hangi bir tehlike söz konusu ise düz pozisyonda sürüklenir,
• Baş-boyun-gövde ekseni bozulmamalıdır,
• Yardım geldiğinde sedyeye baş-boyun-gövde ekseni bozulmadan alınmalıdır,
• Taşınma ve sevk sırasında sarsıntıya maruz kalmaması gerekir,
• Tüm yapılanlar ve hasta/yaralı hakkındaki bilgiler kaydedilmeli ve gelen ekibe bildirilmelidir,
• Asla yalnız bırakılmamalıdır.
-
KIRIK, ÇIKIK VE BURKULMALARDA İLKYARDIM
Kırık nedir?
Kırık, kemik bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırıklar darbe sonucu yada kendiliğinden oluşabilir. Yaşlılık ile birlikte kendiliğinden kırık oluşma riski de artar.
Kaç çeşit kırık vardır?
Kapalı kırık: Kemik bütünlüğü bozulmuştur. Ancak deri sağlamdır.
Açık kırık: Deri bütünlüğü bozulmuştur. Kırık uçları dışarı çıkabilir. Beraberinde kanama ve enfeksiyon tehlikesi taşırlar.
Kırık belirtileri neler olabilir?
Ø Hareket ile artan ağrı
Ø Şekil bozukluğu
Ø Hareket kaybı
Ø Ödem ve kanama nedeniyle morarma
Ağrılı bölgelerin tespiti için elle muayene gereklidir.
Kırığın yol açabileceği olumsuz durumlar nelerdir?
Ø Kırık yakınındaki damar, sinir, kaslarda yaralanma ve sıkışma. (Kırık bölgede nabız alınamaması, solukluk, soğukluk)
Ø Parçalı kırıklarda kanamaya bağlı şok
Kırıklarda ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Hayatı tehdit eden yaralanmalara öncelik verilir,
Ø Hasta/yaralı hareket ettirilmez, sıcak tutulur,
Ø Kol etkilenmişse yüzük ve saat gibi eşyalar çıkarılır (aksi takdirde gelişebilecek öden doku hasarına yol açacaktır,)
Ø Tespit ve sargı yapılırken parmaklar görünecek şekilde açıkta bırakılır. Böylece parmaklardaki renk, hareket ve duyarlılık kontrol edilir),
Ø Kırık şüphesi olan bölge, ani hareketlerden kaçınılarak bir alt ve bir üst eklemleri de içine alacak şekilde tespit edilir. Tespit malzemeleri, sopa, tahta, karton gibi sert malzemelerden yapılmış olmalı ve kırık kemiğin alt ve üst eklemlerini içine alacak uzunlukta olmalıdır,
Ø Açık kırıklarda, tespitten önce yara temiz bir bezle kapatılmalıdır,
Ø Kırık bölgede sık aralıklarla nabız, derinin rengi ve ısısı kontrol edilir,
Ø Kol ve bacaklar yukarıda tutulur,
Ø Tıbbi yardım istenir (112).
Burkulma nedir?
Eklem yüzeylerinin anlık olarak ayrılmasıdır. Zorlamalar sonucu oluşur.
Burkulma belirtileri nelerdir?
Ø Burkulan bölgede ağrı
Ø Kızarma, şişlik
Ø İşlev kaybı
Burkulmada ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Sıkıştırıcı bir bandajla burkulan eklem tespit edilir,
Ø Şişliği azaltmak için bölge yukarı kaldırılır,
Ø Hareket ettirilmez,
Ø Tıbbi yardım istenir (112).
Çıkık nedir?
Eklem yüzeylerinin kalıcı olarak ayrılmasıdır. Kendiliğinden normal konumuna dönemez.
Çıkık belirtileri nelerdir?
Ø Yoğun ağrı
Ø Şişlik ve kızarıklık
Ø İşlev kaybı
Çıkıkta ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Eklem aynen bulunduğu şekilde tespit edilir,
Ø Kırık yerine oturtulmaya çalışılmaz,
Ø Hasta / yaralıya ağızdan hiçbir şey verilmez,
Ø Bölgede nabız, deri rengi ve ısısı kontrol edilir,
Ø Tıbbi yardım istenir (112).
Kırık çıkık ve burkulmalarda tespit nasıl olmalıdır?
Tespit için ilkyardımcı elde olan malzemeleri kullanır. Bunlar üçgen sargı, rulo sargı, battaniye, hırka, eşarp, kravat, vb. tahta, karton vb. malzemeler olabilir.
Tespit sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?
Ø Tespit yapılırken yaralı bölge sabit tutulmalıdır,
Ø Yara varsa üzeri temiz bir bezle kapatılmalıdır,
Ø Tespit edilecek bölge önce yumuşak malzeme ile kaplanmalıdır,
Ø Yaralı bölge nasıl bulunduysa öyle tespit edilmelidir, düzeltilmeye çalışılmamalıdır,
Ø Tespit kırık, çıkık. ve burkulmanın üstündeki ve altında kalan eklemleri de içerecek şekilde yapılmalıdır.
Tespit yöntemleri nelerdir?
Kol ve köprücük kemiği kırığı tespiti:
Ø Koltuk altına yumuşak malzeme yerleştirilir,
Ø Kol askısı yerleştirilir,
Ø Üçgen bandaj yaralının gövdesinin üzerinde, üçgenin tepesi dirsek tarafına, tabanı gövdeyle aynı hizada olacak şekilde yerleştirilir,
Ø El dirsek hizasında bükülü olarak göğsün alt kısmına yerleştirilir. üçgen bandajın iki ucu yaralının boynuna düğümlenir, tespit edilen elin parmakları görülebilir şekilde olmalıdır,
Ø Kol askısı desteği, göğüs boşluğu ve yaralı kol üzerine yerleştirilir (geniş dış bandajda yerleştirilebilir.), böylelikle vücuda yapışık bir şekilde yaralı kol ve omuz eklemi sabitlenmiş olur.
Pazı kemiği kırığı tespiti:
Ø Sert tespit malzemesiyle yapılır,
Ø Kırık kemiği tespit edecek olan malzemeler yerleştirilmeden önce, kolun altına (koltuk boşluğundan yararlanılarak) iki şerit yerleştirilir,
Ø Malzemelerden kısa olanı koltuk altından itibaren dirseği içine alacak şekilde yerleştirilir,
Ø Uzun olanı omuzla dirseği içine alacak şekilde yerleştirilir,
Ø Daha önceden yerleştirilen şeritlerle bağlanarak tespit edilir. Şeritler çok kısa bağlanmamalıdır,
Ø Dirseği tespit için kol askısı takılır,
Ø Omur tespiti için, göğüs ve yaralı kol üzerinden geniş kumaş şerit veya üçgen bandaj uygulanır.
Dirsek kırığı tespiti:
Ø Kol gergin vaziyette bulunduysa, hastanın vücudu boyunca gergin ve deri ile arası yumuşak malzemeyle doldurulmuş tespit malzemeleri yardımıyla tespit edilir,
Ø Eğer bükülmüş vaziyette bulunduysa, bir kol askısı desteği yardımıyla tespit edilir.
Kol askısıyla ön kol, bilek ve el tespiti:
Ø Kırık dirsek ve bilek ekleminin hareketini önlemek için yaralı ön kolun altına üçgen kol askısı yerleştirilir. Hasta/yaralının boynunun arkasına üçgenin iki ucu düğümlenir,
Ø Aşırı hareket etmesini engellemek için geniş bir bandaj yardımıyla, gövdeye bağlanır.
Dirsek kemiği ve/veya ön kol kemiği kırığında sert malzemelerle tespit:
Ø Ön kolun altına 2 şerit yerleştirilir,
Ø Yumuşak maddeyle desteklenmiş sert tespit malzemelerinden biri parmak diplerinden dirseğe kadar içe, diğeri elin dış yüzünden dirseğe gelecek şekilde dışa konarak tespit edilir,
Ø Daha önceden yerleştirilen şeritlerle bağlanır, fazla sıkılmamalıdır,
Ø Dirsek eklemini tespit için kol askısı takılır,
Ø Bilek kemiklerinde veya el tarak kemiğinde, bölgeyi bir kol askısı ile tespit yeterlidir,
Ø Parmak kemiği kırıkları ile çıkığı ayırt etmek zordur. Tespit için, bir tespit malzemesi ile, yaralı parmak, yanındaki sağlıklı parmakla bandaj yapılabilir.
Pelvis kemiği kırığı tespiti:
Ø Her iki bacak arasına bir dolgu malzemesi konur,
Ø Sekiz şeklindeki bir bandajla bilekler tespitlenir,
Ø Doğal boşlukların altından (dizler ve bilekler) bandajları kaydırmak ve iki tanesi kalça ve dizler arasında diğer ikisi dizler ve bilekler arasında olacak şekilde düğümlenerek tespit edilir. Bütün düğümler aynı tarafta olmalıdır.
Uyluk kemiği kırığının tespiti:
Sert tespit malzemesi ve sağlam bacağı (ikinci bir tespit malzemesi gibi) kullanarak tespit etme:
Ø Bir el ayağın üst kısmına, diğeri bileğe konularak yaralı bacak tutulur ve sağlam bacakla bir hizaya getirmek için yavaşça çekilir. Aynı zamanda hafif bir döndürmede uygulanır,
Ø Her iki bacak arasına (dizler ve bilekler) bir dolgu malzemesi konur,
Ø Sekiz şeklinde bir bandajla bilekler sabitlenir,
Ø Yaralının vücudunun altından, kımıldatmaksızın doğal boşlukları kullanarak bel, diz ve bileklerin arkasına 7 kumaş şerit (veya benzeri) geçirilir,
Ø Yumuşak malzemeyle desteklenmiş sert tespit malzemesi, koltuk altından ayağa kadar yerleştirilir ve ayaklardan yukarı doğru bağlanır,
Ø Düğümler tespit malzemesi üzerine atılarak bandajlar bağlanır,
Ø Bilek hizasındaki bandaj öncekinin üzerine sekiz şeklinde bağlanır,
Ø Sert tespit malzemesi bulunmaması halinde, sağlam bacağı tek destek olarak kullanarak, geniş bandajlarla tespit edilir.
Diz kapağı kırığı tespiti:
Ø Geniş bandajlar yardımı ile iki bacağı birleştirerek dizkapağı tespit edilir. Dizin üst ve altında kalan bandajları sıkarken dikkatli olunmalıdır,
Ø Geniş ve sert tespit malzemesi (tabla) varsa, kalçadan ayağa kadar yaralı bacağın altına yerleştirilir ve iki tane kalça ve diz arasında, iki tanede diz ile bilek arasında olmak üzere geniş bandajlarla bağlanabilir. Bunun üzerine eklemi sabitlemek amacıyla, sekiz şeklinde bir bandaj sarılır.
Kaval kemiğinin tespiti:
Uyluk kemiği kırığı tespitindeki gibidir,
Ø Bacaklar tutulur ve yavaşça çekilir,
Ø Doğal boşluklar kullanılarak (dizlerin altı, bileklerin altı) yaralı bacağın altından kumaş şeritler geçirilir,
Ø Uygun bir şekilde yumuşak dolgu malzemesiyle desteklenmiş tespit malzemelerinden biri iç tarafta kasıktan ayağa kadar, diğer tarafta kalçadan ayağa kadar yerleştirilir,
Ø Ayaklardan başlanarak şeritler dış tespit malzemesi üzerinde düğümlenerek bağlanır. Bilek hizasındaki bandaj ayak tabanı üzerine sekiz şeklinde düğümlenir.
Bileğin / ayağın tespiti:
Ø Yaralının ayakkabıları çıkarılmadan bağları çözülür,
Ø Bilek seviyesinde sarılmış sekiz şeklinde bir bandajla her iki ayak birlikte tespit edilir ve yumuşak malzemelerle iyice kaplanmış (rulo yapılmış bir battaniye) bir yüzeye dayamak suretiyle bacakları yukarıda tutmak gerekir.
-
KANAMALARDA İLKYARDIM
Kanama nedir?
Damar bütünlüğünün bozulması sonucu kanın damar dışına (vücudun içine veya dışına doğru) doğru akmasıdır. Kanamanın ciddiyeti aşağıdaki durumlara bağlıdır:
• Kanamanın hızına,
• Vücutta kanın aktığı bölgeye,
• Kanama miktarına,
• Kişinin fiziksel durumu ve yaşına.
Kaç çeşit kanama vardır?
Vücutta kanın aktığı bölgeye göre 3 çeşit kanama vardır :
Dış kanamalar: Kanama yaradan vücut dışına doğru olur.
İç kanamalar: Kanama vücut içine olduğu için gözle görülemez.
Doğal deliklerden olan kanamalar:Kulak, burun, ağız, anüs, üreme organlarından olan kanamalardır.
Kanama arter, ven yada kılcal damar kanaması olabilir. Arter kanamaları kalp atımları ile uyumlu olarak kesik kesik akar ve açık renklidir. Ven kanamaları ise koyu renkli ve sızıntı şeklindedir. Kılcal damar kanaması küçük kabarcıklar şeklindedir.
Kanamanın değerlendirilmesinde, şok belirtilerinin izlenmesi çok önemlidir.
Kanamalarda ilkyardım uygulamaları nelerdir?
Dış kanamalarda ilkyardım:
• Hasta/yaralının durumu değerlendirilir (ABC),
• Tıbbi yardım istenir (112),
• Yara yada kanama değerlendirilir,
• Kanayan yer üzerine temiz bir bezle bastırılır,
• Kanama durmazsa ikinci bir bez koyarak basıncı arttırılır,
• Gerekirse bandaj ile sararak basınç uygulanır,
• Kanayan yere en yakın basınç noktasına baskı uygulanır,
• Kanayan bölge yukarı kaldırılır,
• Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilkyardımcı varsa, yaralı güç koşullarda bir yere taşınacaksa, uzuv kopması varsa ve/veya baskı noktalarına baskı uygulamak yeterli olmuyorsa turnike uygulanır,
• Şok pozisyonu verilir,
• Sık aralıklarla (2-3dakikada bir) yaşam bulguları değerlendirilir,
• Kanayan bölge dışarıda kalacak şekilde hasta/yaralının üstü örtülür,
• Yapılan uygulamalar ile ilgili bilgiler (turnike uygulaması gibi) hasta/yaralının üzerine yazılır,
• Hızla sevk edilmesi sağlanır.
<B
Atardamar kanamalarında kan basınç ile fışkırır tarzda olur. Bu nedenle, kısa zamanda çok kan kaybedilir. Bu tür kanamalarda asıl yapılması gereken, kanayan yer üzerine veya kanayan yere yakın olan bir üst atardamar bölgesine baskı uygulanmasıdır. Vücutta bu amaç için belirlenmiş baskı noktaları şunlardır:
1-Boyun : Boyun atardamarı (şah damarı) baskı yeri
2-Köprücük kemiği üzeri : Kol atardamarı baskı yeri
3-Koltukaltı : Kol atardamarı baskı yeri
4-Kolun üst bölümü : Kol atardamarı baskı yeri
5-Kasık : Bacak atardamarı baskı yeri
6-Uyluk : Bacak atardamarı baskı yeri
Kanamalarda üçgen bandaj uygulaması nasıl yapılmalıdır?
Üçgen bandaj, vücudun değişik bölümlerinde bandaj ve/veya askı olarak kullanılabilir. Üçgen bezin tepesi tabanına doğru getirilip yerleştirilir, sonra bir yada iki kez daha bunun üzerine katlanarak istenilen genişlikte bir sargı bezi elde edilmiş olur.
Elde üçgen bandaj uygulama:
Parmaklar, üçgenin tepesine gelecek şekilde el üçgen sargının üzerine yerleştirilir. Üçgenin tepesi bileğe doğru katlanır. Elin sırtında, üçgenin uçları karşı karşıya getirilir ve çaprazlanır, bilek seviyesinde düğümlenir.
Ayağa üçgen bandaj uygulama:
Ayak, üçgenin üzerine düz olarak, parmaklar üçgenin tepesine bakacak şekilde yerleştirilir. Üçgen bandajın tepesini ayağın üzerinde çaprazlayacak şekilde öne doğru getirilir. İki ucu ayak bileği etrafında düğümlenir.
Dize üçgen bandaj uygulama:
Üçgenin tabanı dizin 3-4 parmak altında ve ucu dizin üzerine gelecek şekilde yerleştirilir. Dizin arkasından uçları çaprazlanır, dizin üstünde uçları düğümlenir.
Göğüse üçgen bandaj uygulama:
Üçgenin tepesi omuza yerleştirilir ve tabanı göğsü saracak şekilde sırtta düğümlenir. Bu düğüm ile üçgenin tepesi, bir başka bez kullanılarak birbirine yaklaştırılarak bağlanır.
Kalçaya üçgen bandaj uygulama:
Üçgenin tabanı uyluğun alt kısmının etrafında düğümlenir, tepesi ise belin etrafını saran bir kemer yada beze bağlanır.
Hangi durumlarda turnike uygulanmalıdır?
• Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilkyardımcı varsa (kanamayı durdurmak ve daha sonra da diğer yaralılarla ilgilenebilmek için),
• Yaralı güç koşullarda bir yere taşınacaksa,
• Uzuv kopması varsa,
• Baskı noktalarına baskı uygulamak yeterli olmuyorsa
Turnike uygulaması kanamanın durdurulamadığı durumlarda başvurulacak en son uygulamadır. Ancak eskisi kadar sık uygulanmamaktadır. Çünkü, uzun süreli turnike uygulanması sonucu doku harabiyeti meydana gelebilir ya da uzvun tamamen kaybına neden olunabilir.
Turnike uygulamasında dikkat edilecek hususlar neler olmalıdır?
• Turnike uygulamasında kullanılacak malzemelerin genişliği en az 8-10 cm olmalıdır.
• Turnike uygulamasında ip, tel gibi kesici malzemeler kullanılmamalıdır.
• Turnikeyi sıkmak için tahta parçası, kalem gibi malzemeler kullanılabilir.
• Turnike kanama duruncaya kadar sıkılır, kanama durduktan sonra daha fazla sıkılmaz.
• Turnike uygulanan bölgenin üzerine hiçbir şey örtülmez.
• Turnike uygulamasının yapıldığı saat bir kağıda yazılmalı ve yaralının üzerine asılmalıdır.
• Uzun süreli kanamalardaki turnike uygulamalarında, kanayan bölgeye göre 15-30 dakikada bir turnike gevşetilmelidir.
• Turnike, kol ve uyluk gibi tek kemikli bölgelere uygulanır, ancak önkol ve bacağa el ve ayağın beslenmesini bozabileceği için uygulanmaz. Uzuv kopması durumlarında, önkol ve bacağa da turnike uygulanabilir.
El ve ayak kopmalarında turnike nasıl uygulanır?
Kaza ve yaralanmalarda atardamar yaralanmalarına neden olarak ölüme yol açmaktadır.
• Kopmuş olan uzvun kanama kontrolü yapılır, tampon yapılır ve kapatılır.
• Turnike uzvun koptuğu bölgeye en yakın olan ve deri bütünlüğünün bozulmamış olduğu bölgeye uygulanır.
• Turnike uygulandıktan sonra sıkılaştırılarak uzuvdaki kanama kontrol edilir.
• Kopmuş uzuv parçası, su geçirmeyen bir plastik torbaya konur.
• Daha sonra kopmuş uzuv parçasının konduğu plastik torba ağzı kapatıldıktan sonra, içerisinde 1 ölçek suya 2 ölçek buz konulmuş ikinci bir torbaya yada kovaya konulur. Bu şekilde, kopmuş uzuv parçasının buz ile direkt teması önlenmiş ve soğuk bir ortamda taşınması sağlanmış olur.
• Torbanın üzerine kopan uzuv parçasının sahibine ait kimlik bilgileri kaydedilir ve yaralı ile aynı araca konarak en çok 6 saat içerisinde sağlık kuruşuna sevki sağlanır.
İç kanamalarda ilkyardım:
İç kanamalar, şiddetli travma, darbe, kırık, silahla yaralanma nedeniyle oluşabilir. Hasta/yaralıda şok belirtileri vardır. İç kanama şüphesi olanlarda aşağıdaki uygulamalar yapılmalıdır.
• Hasta/yaralının bilinci ve ABC si değerlendirilir,
• Üzeri örtülerek ayakları 30 cm yukarı kaldırılır,
• Tıbbi yardım istenir (112),
• Asla yiyecek ve içecek verilmez,
• Hareket ettirilmez (özellikle kırık varsa),
• Yaşamsal bulguları incelenir,
• Sağlık kuruluşuna sevki sağlanır.
Doğal deliklerden çıkan kanamalarda ilkyardım:
Burun kanaması:
• Hasta/yaralı sakinleştirilir, endişeleri giderilir,
• Oturtulur,
• Başı hafifçe öne eğilir,
• Burun kanatları 5 dakika süre ile sıkılır,
• Uzman bir doktora gitmesi sağlanır.
Kulak kanaması:
• Hasta/yaralı sakinleştirilir, endişeleri giderilir,
• Kanama hafifse kulak temiz bir bezle temizlenir,
• Kanama ciddi ise, kulağı tıkamadan temiz bezlerle kapanır,
• Bilinci yerinde ise hareket ettirmeden sırt üstü yatırılır, bilinçsiz ise kanayan kulak üzerine yan yatırılır,
• Kulak kanaması, kan kusma, anüs, üreme organlarından gelen kanamalarda hasta/yaralı kanama örnekleri ile uzman bir doktora sevk edilir.
Şok nedir?
Kalp-damar sisteminin yaşamsal organlara uygun oranda kanlanma yapamaması nedeniyle ortaya çıkan ve tansiyon düşüklüğü ile seyreden bir akut dolaşım yetmezliğidir.
Kaç çeşit şok vardır?
Nedenlerine göre 4 çeşit şok vardır:
• Kardiyojenik şok
• Hipovolemik şok
• Toksik şok .
• Anaflaktik şok
Şok belirtileri nelerdir?
• Kan basıncında düşme
• Hızlı ve zayıf nabız
• Hızlı ve yüzeyel solunum
• Ciltte soğukluk, solukluk ve nemlilik
• Endişe, huzursuzluk
• Baş dönmesi,
• Dudak çevresinde solukluk ya da morarma
• Susuzluk hissi
• Bilinç seviyesinde azalma
Şokta ilkyardım uygulamaları nelerdir?
• Kendinin ve çevrenin güvenliği sağlanır,
• Hava yolunun açıklığı sağlanır,
• Hasta/yaralının mümkün olduğunca temiz hava soluması sağlanır,
• Varsa kanama hemen durdurulur,
• Şok pozisyonu verilir,
• Hasta/yaralı sıcak tutulur,
• Hareket ettirilmez,
• Hızlı bir şekilde sağlık kuruluşuna sevki sağlanır (112),
• Hasta/yaralının endişe ve korkuları giderilerek psikolojik destek sağlanır.
Şok pozisyonu nasıl verilir?
• Hasta/yaralı düz olarak sırt üstü yatırılır,
• Hasta/yaralının bacakları 30 cm kadar yukarı kaldırılarak, bacakların altına destek konulur (Çarşaf, battaniye yastık, kıvrılmış giysi vb.),
• Üzeri örtülerek ısıtılır,
• Yardım gelinceye kadar hasta / yaralının yanında kalınır,
• Belli aralıklarla (2-3 dakikada bir) bir yaşam bulguları değerlendirilir.